<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Pirasoglu Blog &#187; olimpos</title>
	<atom:link href="http://blog.pirasoglu.com/tag/olimpos/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.pirasoglu.com</link>
	<description>Kendi Halinde Bir Blog</description>
	<lastBuildDate>Mon, 29 Mar 2010 11:04:05 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Olimpos-Karaöz arası Likya Yolu Yürüyüşü</title>
		<link>http://blog.pirasoglu.com/olimpos-karaoz-arasi-likya-yolu-yuruyusu.html</link>
		<comments>http://blog.pirasoglu.com/olimpos-karaoz-arasi-likya-yolu-yuruyusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2009 09:04:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Adrasan]]></category>
		<category><![CDATA[Adrasan-Gelidonya Feneri]]></category>
		<category><![CDATA[Adrasan-Karaöz]]></category>
		<category><![CDATA[Chimera]]></category>
		<category><![CDATA[Gelidonya Feneri]]></category>
		<category><![CDATA[Karaöz]]></category>
		<category><![CDATA[likya]]></category>
		<category><![CDATA[Likya Yolu]]></category>
		<category><![CDATA[likya yolu yürüyüşü]]></category>
		<category><![CDATA[lycian way]]></category>
		<category><![CDATA[olimpos]]></category>
		<category><![CDATA[Olimpos-Adrasan]]></category>
		<category><![CDATA[Olympos]]></category>
		<category><![CDATA[Yanartaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.pirasoglu.com/?p=418</guid>
		<description><![CDATA[15 &#8211; 16 Mayıs 2009 17 -24 Mayıs tarihleri arasında Olimpos &#8211; Kaş arasını yürümek düşüncesiyle Cuma günü uçak ile Antalya&#8217;ya gittim. Havaalanında çok sevdiğim, kardeşim bildiğim Gülhan&#8217;ım karşıladı beni ve Cuma gecesini birlikte geçirmek için evine geçtik. Cumartesi sabahı yürüyüş arkadaşımla tanışmak için Gülhan&#8217;ın yanından ayrıldım ve Olimpos&#8217;a doğru yola koyuldum. Olimpos&#8217;a gitmek için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"><center><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9336812607376805";
/* 234x60, oluşturulma 15.10.2008 */
google_ad_slot = "9906480722";
google_ad_width = 234;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></center></p> <p><strong><span style="color: #ff0000;">15 &#8211; 16 Mayıs 2009</span></strong></p>
<p>17 -24 Mayıs tarihleri arasında Olimpos &#8211; Kaş arasını yürümek düşüncesiyle Cuma günü uçak ile Antalya&#8217;ya gittim. Havaalanında çok sevdiğim, kardeşim bildiğim Gülhan&#8217;ım karşıladı beni ve Cuma gecesini birlikte geçirmek için evine geçtik. Cumartesi sabahı yürüyüş arkadaşımla tanışmak için Gülhan&#8217;ın yanından ayrıldım ve Olimpos&#8217;a doğru yola koyuldum. Olimpos&#8217;a gitmek için Antalya İlçeler Terminalinden Kumluca&#8217;ya giden minibüslere binmek, Olimpos sapağında inmek ve burada bekleyen minibüsler ile Olimpos&#8217;a gitmek gerekiyor. Saat 15.00 gibi geceyi geçireceğimiz pansiyonda yürüyüşümüzü gerçekleştireceğim arkadaşım Bora ile tanışıyoruz ve vakit kaybetmeden üzerimizi değişip Olimpos&#8217;a doğru yol koyuluyoruz. Düşüncemiz yürüyüşümüze başlamadan önce Çıralı&#8217;yı ve Yanartaşı görmek. Pansiyonumuz  plaja 3 km uzaklıkta, bu yolu hızla yürüyüp Olimpos Antik kentine müze kartlarımızı göstererek giriş yapıyoruz. Birkaç fotoğraf çektikten sonra vakit kaybetmeden kendimizi eşsiz güzellikteki Olimpos sahiline atıyoruz. Sahil kalabalık, yorulmuşuz, ilk işimiz hemen kendimizi Olimpos&#8217;un serin sularına atmak oluyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img15.imageshack.us/img15/4954/olimposantikkenti.jpg" alt="Olimpos Antik Kenti" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img15.imageshack.us/img15/3752/olimposantikkenti2.jpg" alt="Olimpos Antik Kenti" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img15.imageshack.us/img15/8329/olimposantikkenti3.jpg" alt="Kaptan Eudomos Lahti" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img15.imageshack.us/img15/4763/olimpossahili.jpg" alt="Olimpos Sahili" /></p>
<p><span id="more-418"></span>Olimpos sahilinde biraz vakit geçirdikten sonra akşam geç saate kalmamak için hızla Yanartaş&#8217;a d0ğru hareket ediyoruz. Yaklaşık 1,5 saatlik bir yürüyüş sonrasında Yanartaş&#8217;a ulaşıyoruz. Bizim ulaştığımız yerin 2.Yanartaş&#8217;ın olduğunu bu yazıyı yazarken araştırdığım kaynaklardan öğreniyorum.   1.Yanartaş&#8217;a da ulaşmak mümkünmüş fakat sarp yamaçlardan tırmanarak çıkmak gerekiyormuş. Biz bu durumdan hem habersiz olduğumuz için hemde zamanımız dar olduğu için güzel manzara eşliğinde biraz dinlenip, birkaç fotoğraf çekip geri dönüş yoluna koyuluyoruz.  Yanartaş deniz seviyesinden epey yüksekte, bu nedenle aşağıda gördüğünüz tabeladan intibaren basamaklı yoldan yukarıya doğru epey bir yükselmek gerekiyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img191.imageshack.us/img191/8831/yanartastabela.jpg" alt="Yanartaş" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img191.imageshack.us/img191/8849/yanartasantik.jpg" alt="Yanartaş" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img191.imageshack.us/img191/8596/yanartas.jpg" alt="Yanartaş" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img191.imageshack.us/img191/6962/chimera.jpg" alt="Yanartaş" /></p>
<p>Yanartaş&#8217;tan ayrıldıktan sonra 21.00 gibi pansiyonumuza ulaşıyoruz. Yemek ve güzel bir duştan sonra Bora yorgun olduğu ve bizi yarın uzun bir yolun beklediğini düşündüğü için yatıyor. Bense &#8220;buraya kadar gelmişim, hazır bir festivalde var eğlenceyi kaçırırmıyım&#8221; diyerekten pansiyondaki diğer arkadaşlarıma dahil oluyorum ve güzel, eğlenceli ve bol alkollü bir gece geçiyorum.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">17 Mayıs 2009 &#8211; Pazar</span><br />
Olimpos &#8211; Adrasan (16 Km)<br />
</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://maharshi.deviantart.com/art/Olympos-Panorama-125142154"><img class="aligncenter" src="http://img200.imageshack.us/img200/2977/olimpospanaroma.jpg" alt="Olimpos Panorama" /></a></p>
<p>Sabah 5.30 gibi kalkıp 6&#8242;da yola koyuluyoruz. İstikamet Olimpos, 3 km&#8217;lik bir yürüyüşten sonra Olimpos&#8217;a geliyoruz. Sahilde birkaç fotoğraf çektikten sonra Likya Yolu&#8217;nun Olimpos-Adrasan etabının nereden başladığını bulmaya çalışıyoruz fakat etrafta bir yönlendirme göremediğimiz için aranmaya devam ediyoruz. Neyse ki imdadımıza dükkanını yeni açmakta olan bir esnaf yetişiyor ve nereden başlayacağımızı bize gösteriyor. Etaba başlamak için; Olimpos&#8217;un girişinden devam ettiğinizde sağ tarafta tellerle çevrilmiş alanın bitiminden sağa  dönmeniz, dere üzerinden karşı taraf geçmeniz ve yukarı taraftaki kaya mezarının olduğu yere çıkmanız gerekiyor. İşaretlerde zaten bu kaya mezarının arka tarafından başlıyor. Genelde yol 1-2 mt ara ile  kayaların üzerine kırmızı beyaz olarak işaretlenmiş durumda. Bizim yürüyüşe başladığımız tarihlere yakın yol işaretleri yenilenmiş olacak ki tüm işaretler göze çok canlı gözüküyorlardı. Özellikle Adrasan &#8211; Karaöz arasında  heyelan sonrası işaretler ve yollar tekrardan yenilenmiş.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img200.imageshack.us/img200/6088/olimposvadisi.jpg" alt="Olimpos Panorama" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;">(Olimpos başlangıcı / GPS Koodinatları &#8211; 36°23&#8217;31.40&#8243;K / 30°28&#8217;19.90&#8243;E)</span> Saat 09.00 itibari ile Olimpos &#8211; Adrasan etabımıza başlamış bulunuyoruz. Etap patika şeklinde devam ediyor ve yayla mevkiine kadar hep yukarı doğru tırmanıyoruz. Yayla mevkiine gelmeden öğlen yemeği molası veriyoruz ve zaman kaybetmemek için öğlen yemeğini barbunya pilaki ile geciştiriyoruz. Yanında tatlı olarakta kuru kayısılarımızı götürüyoruz.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img195.imageshack.us/img195/7566/olimposadrasanarasi1.jpg" alt="Olimpos - Adrasan arası Likya Yolu" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img195.imageshack.us/img195/9002/olimposadrasanarasi2.jpg" alt="Olimpos - Adrasan arası Likya Yolu" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img195.imageshack.us/img195/5877/olimposadrasanarasi3.jpg" alt="Öğle yemeği arası" /></p>
<p>Yemeğimizi yedikten sonra tekrar yola koyuluyoruz. Yaylaya varmadan kulağımıza motorlu testere sesleri gelmeye, orman seyrekleşmeye başlıyor ve dozerlerin açtığı yola varıyoruz. Burası geçen seneki orman yargınından sonra özel bir işletmeye verilmiş. Yanan ağaçları kesip, istifliyorlar. Sonunda yaylaya ulaşıyoruz <span style="color: #ff0000;">(Gps koordinatları;  36°21&#8217;43.20&#8243;K -  30°28&#8217;21.76&#8243;E)</span>. Burada su bulabilir miyiz diye orada çalışanlara soruyoruz. Bize bir kaynak suyu gösteriyorlar fakat içimize fazla sinmediği için çantalarımızdaki sular ile devam etmeyi tercih ediyoruz. Bundan sonrası sık sık iniş şeklinde yine patika içerisinden devam ediyor. Fakat inişler çıkışlardan fazla zorluyor insanı. Baton kullanmanın faydasını burada görüyorum. Bora&#8217;ya da tura başlamadan önce sıkı sıkıya tembih etmiştim ve batonun faydalarını anlatmaya çalışmıştım fakat biraz hafife alacak olacakki batonsuz geliyor. Etap boyunca yoldan bulduğu kalın bir dal parçasından yardım alıyor. Neyseki yol boyunca sorun yaşamıyoruz. Yalnız her birimizin sırtındaki 20kg&#8217;lık çantalar, yol inişe döndüğünde ayaklarımızı bir hayli hırpalıyor. Adrasan&#8217;a 4-5 km kala sol tarafımızda bir dere beliriyor. Sesini duymak bile insanı mutlu ediyor. Bir süre sonra dere ile aynı seviyeye iniyoruz ve burada mola veriyoruz. Hemen derenin içine girip, ayaklarımızı biraz olsun rahatlatmaya çalışıyoruz. Bora&#8217;nın ayakları pek iyi durumda değil, benimkilerde su topladı, toplayacaklar. Yol seraların içinden devam ediyor. Saat 20.00&#8242;de Adrasan&#8217;a ulaşıyoruz. Olimpos &#8211; Adrasan etabını 11 saat gibi bir süre tamamlamış oluyoruz. Hava kararmak üzere, festival dolayısı ile kumsal çadırlarla dolu. Biz de bir yer belirleyip, çadırlarımızı kuruyoruz. Ben hemen akşam yemeğine başlıyorum. Akşam yemeğimiz ton balıklı makarna. Yemeği yedikten sonra yol yorgunluğu ile çadırlarımıza çekilip hemen yatıyoruz. Fakat gece yüksek müzik sesi nedeniyle pek uykusuz geçiyor. Tam uykuya daldığım bir sırada ise saat çalmaya başlıyor. Saat 05.00 olmuş, kalkma zamanı.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img195.imageshack.us/img195/5808/adrasangundogumu.jpg" alt="Adrasan'a güneş doğuyor..." /></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">18 Mayıs 2009 &#8211; Pazartesi</span><br />
Adrasan &#8211; Gelidonya Feneri &#8211; Karaöz (24 Km)<br />
</strong></p>
<p>Çadırımızı ve eşyalarımızı topladığımızda saat 06.00 oluyor. Yola koyulmadan Bora ile yaptığımız sohbette ayağının iyice kötü olduğunu ve üzerine fazla basamadığını söylüyor. Benimkinde ise şimdilik bir sorun yok. Neyse devam edelim diyor ve Adrasan &#8211; Karaöz etabının başlangıcına doğru yürümeye başlıyoruz. 300-400 mt yürüdükten sonra Bora ayaklarının üzerine basmanın kendisine acı verdiğini ve yürüyüşe daha fazla devam edemeyeceğini söylüyor. Kendisine her ne kadar içten içe beni yalnız bıraktığını düşünerek kızsamda hak veriyorum ve vedalaşıyoruz. Bundan sonra yola tek başıma devam edeceğim.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img195.imageshack.us/img195/554/adrasankaraozyoltabelas.jpg" alt="Adrasan - Karaöz yol tabelası" /></p>
<p>Yol tabelasından itibaren etap 2 km kadar toprak bir yoldan devam etmekte. Bu yol bittiğinde Yeşil bir vadiye çıkıyorsunuz.<span style="color: #ff0000;"> (GPS Koordinatları; 36°16&#8217;59.14&#8243;K /  30°27&#8217;10.51&#8243;E )</span> Burada bir dağ evi, bir çardak ve birde ağaç bir barınak karşılıyor sizi. Burası su ikmali yapacağınız son nokta. Burada güzel bir kahvaltı yapıyor ve sularımı dolduruyorum. Yol patika şeklinde yine çıkış yönünde devam ediyor.  Adrasan koyunu yukarıdan gördüğüm son noktada üşenmeden sırt çantamdan fotoğraf makinamı indiriyor ve bu güzel manzarayıi fotoğraflıyorum. Ayrıca burada bir karar alıyorum. Bundan sonra bu tür aktivitelere ufak bir fotoğraf makinası alıp, onu getireceğim çünkü gerçekten slr makinayı yürüyüş boyunca sırt çantasından çıkarıp sonra yerine koymak çok yorucu oluyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img195.imageshack.us/img195/4157/adrasankoyu.jpg" alt="Adrasan Koyu" /></p>
<p>Markiz dağının sol duvarından devam ediyorum artık, inişli çıkışlı patikalar ve çarşak kayalıklar geçiyorum. Bu arada dün Yanartaş&#8217;ta gördüğüm çifti görüyorum, selamlaşıyoruz ve geçiyorlar beni. Onların sırtları rahat, sadece yiyecek ve içeceğin olduğu bir çanta taşıyorlar sırtlarında. Bense sırtımda 20kg ile cebelleşiyorum. Yoruldum ve acıktım, saatte 12.00 olmuş, öğlen yemeği için manzaralı bir yerde duruyorum. Öğlen yemeğinde yine makarna var ama bu sefer soya fasulyesinden yapılmış et ile deniyorum. Eti biraz geç attığım için tam pişmiyor ama olsun, proteine ve karbonhidrata ihtiyacım var. Üzerine bir de hazır domates çorbası içiyorum ve kendime geliyorum. Bu arada yanıma aldığım 3,5 lt suyun 1,5 lt&#8217;lik kısmı daha Gelidonya Feneri&#8217;ne gelmeden bitiyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img195.imageshack.us/img195/740/yemekmolasig.jpg" alt="Öğlen Yemeği Molasi" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img195.imageshack.us/img195/2315/suluada.jpg" alt="Suluada" /></p>
<p>Yola devam ediyorum. Patikalar iyice artık kendini taşlık ve kayalıklara bırakıyor. Burada muhtemel birkaç ayak burkulması atlatıyorum. İyi ki bu aktivite için bilekli bir ayakkabı almışım yoksa gerçekten buraları bileksiz bir ayakkabı ile geçmek benim için tehlikeli olacaktı. Neyse saat 15.45&#8242;de Beş Adalar ve Gelidonya Feneri gözüküyor. Birden bir seviniyorum ki anlatamam ama daha fenere uzun bir iniş yolu var.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img195.imageshack.us/img195/4008/gelidonyafenerivebesada.jpg" alt="Gelidonya Feneri ve Beş Adalar" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;">(GPS Koordinatları;  36°13&#8217;9.66&#8243;K /  30°24&#8217;34.60&#8243;E)</span> 16.30 gibi Gelidonya Feneri&#8217;ne ulaşıyorum fakat bir sorunum var suyum bitmiş durumda sadece 500ml&#8217;lik bir şaşal şişesinin yarısı kadar suyum kalmış. Hal böyle olunca kısa süreli bir telaş yaşıyorum ve burada fazla vakit kaybetmeden Karaöz&#8217;e doğru yola koyuluyorum.  Önümde 8 km yol var. Yürümeye başladığımda yolun patika olduğunu görünce moralim biraz düzeliyor. Bu yol bu şekilde Karaöz&#8217;e kadar devam ediyor. Yol boyunca iki, üç yerde çeşme görüyorum. <span style="color: #ff0000;">(GPS Koordinatları; 1. Çeşme  36°14&#8217;39.34&#8243;K /  30°24&#8217;21.72&#8243;E &#8211; 2. Çeşme  36°15&#8217;31.45&#8243;K /  30°24&#8217;43.17&#8243;E)</span> İlk çeşmeyi gördüğüm yerde su şişelerimi ve midemi tıkabasa dolduruyorum ve suya kelimenin tam anlamıyla doyuyorum. Kendime geldiğimde Gelidonya Feneri&#8217;nde zaman geçirememiş olmam aklıma geliyor ve üzülüyorum. Yol boyunca Likya Yolu&#8217;na devam edip etmeme konusunda kararsız kaldığım için kendime sorular soruyorum. Çünkü bu yolu tek başıma yürümek pek keyif vermiyor artık bana. Karaöz&#8217;e ulaştığımda sahildeki top sahasında oynayan çocuklara ertesi gün Kumluca&#8217;ya nasıl gidebilirim diye soruyorum. Fakat Karaöz yazın canlandığı için iki günde bir belli bir saatte (iki günde bir sabah saat 08.00&#8242;de) minibüs olduğunu öğreniyorum. Artık yarın ola hayrola diyip bir bakkala uğrayıp hem enerji alabileceğim birkaç aburcubur alıyorum hemde Kumluca&#8217;ya ulaşım için çocuklardan aldığım bilgiyi teyid ediyorum. Bakkalında söyledikleri çocukların söylediklerinden farklı değil. Bakkal ayrıca yarın sabahtan yola çıkıp otostop çekebileceğimi, aracı ile geçen birisinin mutlaka yardımcı olacağını söylüyor. Çok yorulmuşum hemen sahile dönüyorum, uygun bir yere hızla çadırımı kurup yatıyorum. Ertesi sabah kalktığımda ne yapsam diye düşünüyorum ve bu düşünceyle Kumluca otogarına kadar gidiyorum. Yolda bakkalın dediği gibi otostop çekiyorum, biri duruyor ve beni arabasına alıyor. Yolda sohbet ediyoruz. Sabah benim gibi birisini Mavikent&#8217;ten Karaöz&#8217;e getirmiş. Türk&#8217;müydü diye soruyorum, evet diyor, çünkü yol boyunca gördüğüm çiftler ya İngilizdi yada Fransız. Kumluca otogarından Antalya&#8217;daki arkadaşım Gülhan&#8217;ı arıyorum. Dinlenmek için en uygunu bu olacak diye düşünüyorum ve Antalya&#8217;ya geçiyorum.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Likya Yolu ile ilgili notlarım;</span></strong></p>
<p>Bir dahaki gelişimde kesinlikle daha az eşya alacağım yanıma çünkü ağır bir çanta taşıma bir süre sonra hem işgenceye dönüşüyor hemde sağlık problemlerine sebep oluyor. Ayrıca etaplar arasında fazladan yedek su alacağım. Bu konuda Adrasan &#8211; Karaöz arasında fazlası ile zorlandım.  Likya yolu işaretlerinin yenilenmesi çok iyi yapılmış bu konuda hiç sıkıntı çekmemiş olmak güzel. Yol boyunca bilekli bir ayakkabıya ve 1 çift batona sahip olmak yürüyüşümü hem kolaylaştırıyor hemde oluşabilecek kaza risklerini azaltıyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Sonuç;</strong></span></p>
<p>Likya yolu yürüyüşümün bu kadar kısa sürmesi beni çok üzüyor ama henüz pes etmiş değilim. Yakın zamanda yalnız yada birileri ile tekrar bu yolu yürüyüyeceğim ve Gelidonya Feneri&#8217;nde mutlaka daha fazla zaman geçireceğim. Kendime söz veriyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.pirasoglu.com/olimpos-karaoz-arasi-likya-yolu-yuruyusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bekle beni ışık ülkesi Likya, geliyorum</title>
		<link>http://blog.pirasoglu.com/bekle-beni-isik-ulkesi-likya-geliyorum.html</link>
		<comments>http://blog.pirasoglu.com/bekle-beni-isik-ulkesi-likya-geliyorum.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 15 May 2009 13:08:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Adrasan]]></category>
		<category><![CDATA[Gelidonya Feneri]]></category>
		<category><![CDATA[Kate Clow]]></category>
		<category><![CDATA[Likya Yolu]]></category>
		<category><![CDATA[likya yolu yürüyüşü]]></category>
		<category><![CDATA[olimpos]]></category>
		<category><![CDATA[Olympos]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.pirasoglu.com/?p=390</guid>
		<description><![CDATA[Likya Yolu’nu senelerdir yürümek istiyordum fakat gerek kendimi hazır hissetmediğim gerekse zamanım el vermediği için bir türlü bu isteğimi yerine getiremiyor ve likya yolu ile ilgili blogları okuyup, ilgili fotoğraflara bakıp, “ah şimdi orada olsaydım” diye iç geçiriyordum. Fethiye’den başlayarak Antalya’ya kadar uzanan ve tarihte Likya olarak adlandırılan Teke yarımadasındaki patikalardan bir kısmının işaretlenip haritalanması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" src="http://img199.imageshack.us/img199/9734/likyayolu.jpg" alt="" width="173" height="232" />Likya Yolu’nu senelerdir yürümek istiyordum fakat gerek kendimi hazır hissetmediğim gerekse zamanım el vermediği için bir türlü bu isteğimi yerine getiremiyor ve likya yolu ile ilgili blogları okuyup, ilgili fotoğraflara bakıp, “ah şimdi orada olsaydım” diye iç geçiriyordum.</p>
<blockquote><p><span style="font-size: x-small;">Fethiye’den başlayarak Antalya’ya kadar uzanan ve tarihte Likya olarak adlandırılan Teke yarımadasındaki patikalardan bir kısmının işaretlenip haritalanması ile oluşturulmuş yürüyüş rotası. 1999 yılında Kate Clow tarafından hizmete açılmıştır.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Çeşitli kaynaklarca dünyanın en iyi 10 uzun mesafe yürüyüş rotasından biri olarak gösterilir.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Parkur üzerindeki yerleşim birimlerinde konaklama olanağı mevcuttur. Parkurun tamamı işaretlenmiş olup sponsor kuruluşlar ve gönüllüler tarafından bakımı yapılmaktadır.</span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Likya Yolu’nun birinci bölümünde Faralya (Uzunyurt) Köyü, Dodurga Köyü, Sdyma, Pınara &#8211; Letoon &#8211; Xanthos kentleri ve incecik kumlarıyla eski bir liman bölgesi olan Patara yer alır. İkinci bölümünde Antiphellos, Apollonia, Simena, Myra, Limyra, Olympos ve Phaselis bulunur.</span></p></blockquote>
<p>Aslında bu sene için tatil planımı geçen sene sonlarında Ekim ayı gibi Küba’ya gitmek üzerine yapmıştım. Fakat malum kriz ortamı oluşunca, bu gezimin maddi tarafının ağırlığı sebebi ile bu planımı sonraki yıllara erteledim ve yurt içi için her zaman yürümeyi hayal ettiğim Likya Yolu’nu yürümeye kadar verdim. Likya Yolu’nu yürümek için en uygun aylar olarak Nisan – Mayıs, Eylül – Ekim – Kasım aylarının tercih edildiğini bildiğim için bende yürüyüşümü Mayıs ayının 17’si ile 24’ü arasında yapmaya karar verdim. Likya Yolu yaklaşık 24 etap’tan oluşmakta. Tamamı 509 km uzunluğunda ve yaklaşık bir aylık bir sürede yürünmekte. Ne yazık ki yürümek için bir aylık sürem olmadığı için kendime Olimpos’tan başlayıp Kaş’ta sona erecek bir rota çizdim. Bu rotanın uzunluğu 145km dolaylarında. 6-7 günlük bir yürüyüş düşündüğüm için tamımını yürümek zor olabilir bu nedenle bazı karayoluna yakın etapları araç ile geçebileceğimi düşünüyorum.</p>
<p><span id="more-390"></span>Bu yürüyüş fikri ilk aklıma düştüğünde tek kişiydim fakat daha sonrasında birkaç kişi ile birlikte yürümenin daha iyi olacağı düşüncesi ile  gezenbilir.com&#8217;a yürüyüş partneri ilanı verdim. İlanıma Bora arkadaşım cevap verdi. Eğer bir aksilik olmazsa bu yolculuğu kendisi ile birlikte yapacağız.  Kendisi Ankara&#8217;dan gelecek, Olimpos&#8217;ta buluşup  oradan yürüyüşümüze başlayacağız.</p>
<p>Rotamız genel itibari ile şu şekilde olacak ;</p>
<p>Olimpos &#8211; Çıralı &#8211; Adrasan (16-20 KM)<br />
Adrasan &#8211; Gelidonya Feneri ( 13 KM )<br />
Gelidonya Feneri &#8211; Mavikent ( 15 KM )<br />
Finike &#8211; Goncatepe ( 20 KM )<br />
Goncatepe &#8211; Demre ( 19 KM )<br />
Demre &#8211; Kekova ( 26 KM )<br />
Kekoca &#8211; Aperlai ( 13 KM )<br />
Aperlai &#8211; Kaş ( 23 KM)</p>
<p>Aslında yolculuğum 15 Mayıs akşamı uçak ile Antalya’ya geçmem ile başlayacak. Bir  akşam Antalya’da arkadaşımda kalıp, öğleden sonra Olimpos’a geçeceğim. Bu hafta sonu Olimpos hareketli olacak gibi gözüküyor, zira 16 – 19 Mayıs tarihleri arasında <a href="http://www.olymposbeach.com/tr/default.asp" target="_blank">1.Uluslararası Reggae Festivali Olimpos</a> / Adrasan Beach’te yapılacak. Burada da bir gece kalıp, biraz eğlenip 17 Mayıs  sabahında ise günün ağarmasıyla birlikte yollara düşeceğiz.</p>
<p>Yürüyüşümüz süresince çadırda konaklamayı planlamaktayız. Yemek ihtiyacımızıda kendimiz karşılayacağız.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">Yürüyüşte kullanacağım malzemelerle ilgili yaptığım hazırlıklar ve bilgiler;</span></p>
<p>Bu yürüyüşe gitmeye uçak biletlerimi almak gibi ani bir hareketle niyetlendiğim için yürüyüşümde kullanacağım birçok malzemem eksikti. İki aylık bir süreçte bu eksiklerimi tamamlamam gerekiyordu.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">1- Trekking Ayakkabısı ;</span></strong></p>
<p>Öncelikle bileği iyi saran bir trekking ayakkabısına ihtiyacım vardı. Çünkü daha önce Niğde Aladağ &#8211; Emler Zirve tırmanışında kullandığım trekking ayakkabım bileğimi iyi sarmadığı için yürüyüşüm baya zor geçmişti. Araştırmalarım ve tavsiyeler üzerine Boreal’in Atlas modelini aldım. İlk başta derisinin süetimsi bir deriye sahip olması ve çarşak bantlarının olmaması pek hoşuma gitmemişti. Giydiğim ilk günde de ayağımı hem bağlama yerlerinde sıktı hem de bilek kısmından ayağımı vurdu. Fakat sonrasında ayağım alıştı. Aslında ayakkabının ayağımı vurması sanırım daha önce uzun bir süre bilekli bir ayakkabı giymememden kaynaklanmaktaydı.  Bağlama yerlerinden sıkmasının sebebi ise ayakkabının tekparça deriden yapılmasından kaynaklanmakta, katlama yerlerindeki deri biraz ezildikten sonra bu sıkıntımda geçti. İyi ki ayakkabı ihtiyacımı yürüyüşten 1-2 ay önce almışım, eğer son günlere bırakmış olsaydım, yürüyüş sırasında gerçekten büyük sıkıntı çekecektim.</p>
<p>Ayakkabı konusunda önerim; Alacağınız ayakkabının su geçirmez olması, goratex türevi hava alabilir bir deriye sahip olması ve kalın tabanlı olması yönünde.</p>
<p>Almış olduğum Atlas Boreal ile alakalı bir yazıyı<a href="http://www.gezenbilir.com/index.php?topic=24324.msg197136#msg197136" target="_blank"> ilgili</a> linkten okuyabilirsiniz.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">2 – Trekking Çorabı ;</span></strong></p>
<p>Kullanmakta olduğunuz ayakkabı eğer goratex ve benzeri su geçirmez bir deriye sahip ise ayabbınızdan yüksek verim alabilmeniz için sentetik, naylon karışımı bir çorap kullanmanız iyi olacaktır. Çorap konusundaki tercihimi Coolmax’den yana kullandım. Coolmax çoraplar ay itibari ile Everest Outdoor’da 3 TL’den satılmakta..</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">3 – Giyim ;</span></strong></p>
<p>Hızlı kuruyabilen dryway kumaşa sahip, nefes alabilen gömlek, t-shirt ve pantalonlar almayı tercih ettim.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>4 – Çadır ;</strong></span></p>
<p>Sıra yürüyüşümde beni içerisinde barındaracak olan güzel, kullanışlı bir çadır almaya geldi. Çadır tercihimi uzun süredir aklımda olan bir çadırdan yana kullandım ve Husky’nin Flame modelini aldım. Çadırın beni cezbeden özellikleri aynı grup çadırlar arasında hafif, üç pollü, rüzgara dayanıklı ve fiyat bakımından uygun olmasıydı. Aldığım çadırı yürüyüş öncesinde bir defa Sudüşen Şelalesi gezisinde deneme şansım oldu. Kurulum kolaylığı, dayanıklılığı açısında tavsiye edebileceğim bir çadır, yalnız eğer iki kişi kullanmayı planlanıyorsa şekil itibari ile iki kişiye dar gelebilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>5 – Ocak ve Pişirme Seti ;</strong></span></p>
<p>Yürüyüşüm sırasında yemek problemimi kendi hazırlayacağım yemekler ile çözmek istediğim için kendime uygun bütçeli, yüksek ısı çıkışı ve kartuş-yanıcı bölümlerinin ayrı olduğu bir ocak tercih ettim ve Primus’un Gravity EF modelini aldım. Ocağı alırken aynı markanın benzin ocağıda vardı iki ocak arasında pek kararsız kaldım. Fakat fiyat yönünden aralarında baya  fark olduğu için bu modeli seçtim. Ürünle birlikte ayrıca teflon bir ürün olan Primus Litech pişirme seti aldım.</p>
<p>Eğer siz ocağınızı yüksek irtifa gerektiren bir aktivitede veya kış aktivitelerinde kullanacaksanız benzin ocağı almanız yerinde bir seçim olacaktır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">6 – Diğer Malzemelerim ;</span></strong></p>
<p>Sırtçantası, mat, baton, kafa feneri, bel çantası, gps, çok amaçlı bir çakı,temizlik malzemeleri, ilkyardım malzemeleri, ip, fotoğraf makinası, tripod..vs. <img src='http://blog.pirasoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><img class="alignright" src="http://img190.imageshack.us/img190/7674/likyasirtcantam.jpg" alt="" width="175" height="248" />Evet, malzemelerim de hazır olduğuna göre sırt çantamı hazırlamayabilirim. Aslında en zor kısım bu biliyor musunuz ?  Çünkü almam gereken bana yolculuğum boyunca gerekecek bir sürü malzeme vardı ama yerim kısıtlıydı. Neyseki dün gece zorda olsa, internette okduğum <a href="http://www.deretepe.org/index_dosyalar/page0032.htm" target="_blank">&#8220;Sırt Çantası Yerleştirme&#8221;</a> konulu makale sayesinde alacak listesindeki malzemeleri taker taker çantama yerleştirerek çantamı toparladım. Birkaç kez sırtıma alıp ayarlarınıda yaptım. Çantam hazır sonunda. Son yapmam gereken ise; daha önce datalarını Onur arkadaşımdan aldığım Likya Yolu’na ait gps bilgilerini gps cihazıma aktarmak. Aslında kendimde başlayacağım nokta olan Olimpos’tan Kaş’a kadar detaylı bir harita çıkaracağım ama yolculuğuma referans olması için bu datalar çok işime yarayacak. Şimdi yola çıkmaya hazırım.</p>
<p>Bugüne kadar gezi öncesi Likya Yolu ile ilgili birçok site gezdim. Kaynak olması açısından aşağıda adreslerini sizlerle paylaşmak istiyorum. Yalnız içlerinden <a href="http://www.olympos.com.tr/" target="_blank">Olympos</a> adlı blog şu anda aktif olarak Likya Yürümekte olan İsmail Sahinbaş’a ait. Kendisi şu anda Demre’ye doğru yol almakta. Yürüyüşümüzün aynı tarihlere denk gelmesi itibari ile epey referans oldu bana. Kendisine buradan iyi yolculuklar diliyorum.</p>
<p><a href="http://www.olympos.com.tr/" target="_blank">Olympos.com.tr</a></p>
<p><a href="http://seyirdefterinden.blogspot.com/search/label/likya%20yolu%20y%C3%BCr%C3%BCy%C3%BC%C5%9F%C3%BC" target="_blank">Seyirdefterinden Notlar</a></p>
<p><a href="http://akvaryumdaikibalik.blogspot.com/">Akvaryum</a></p>
<p><a href="http://dogayladost.blogspot.com/2009/04/kendinize-bir-iyilik-yapn-ve-bu-yolu.html" target="_blank">Doğayla Dost</a></p>
<p><a href="http://yazanadair.blogspot.com/2009/04/likya-yolu-skla-doludur.html">Yazana Dair</a></p>
<p><a href="http://fotografligezirehberi.com/v/likya-yolu/ovacik-faralya/likya_yolu_ovacik_faralya_s7306832.jpg.html" target="_blank">Fotoğraflı Gezi Rehberi </a>(Yazımdaki Likya Yolu fotoğrafı bu siteye aittir.)</p>
<p>Dönünce ayrıntıları sizlere aktaracağım, şimdilik bu kadar..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.pirasoglu.com/bekle-beni-isik-ulkesi-likya-geliyorum.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
