25 Kasım 2008
Toplam Okunma : 565 | Bugünkü Okunma : 0
Bungee Jumpingi herkez biliyordur sanırım. Bir ipe bağlanırsınız, tabii bu sıradan bir ip değildir. Geniş elastik bir iptir bu. Bir vinçten, bir kuleden, bir binadan veya bir köprüden serbest bir şekilde atlarsınız. Hem atlayanların hem de izleyenlerin yürekleri ağızlarına geldiği, adrenalin seviyelerinin doruğa çıktığı bir aktivitedir bu. Bir de bu aktivitenin yerden yapılanı yapılmakta adı sling shot. Sling Shot’ta ise sizi iki elastik ipe bağlarlar ve bir yay gibi çektikten sonra sizi bırakırlar ve hızla havaya doğru yol almaya başlarsınız. Hangisi daha adrenalin dolu bilmiyorum ama ben ki lunaparkta gondoldan tırsan biri olarak bu anları yaşayabilir miyim hiç bilmiyorum.
Devamını okuyun »
20 Kasım 2008
Toplam Okunma : 419 | Bugünkü Okunma : 0
Altın Örümcek Web Ödülleri’nin yedincisi için başvurular 18 Kasım itibari ile başladı. Etkinlik, web ve internet teknolojilerini kullanarak gerçekleştirilen başarılı projelerin hak ettiği yeri bulmasını, bu alanda yapılacak yatırımların özendirilmesini amaçlıyor. Başvuranlar, bu sene için belirlenen 40 farklı kategori arasından kendilerine uygun olanı seçebilecek. Üç aşamadan oluşan değerlendirme sürecinde, her kategorinin birincileri belli olurken, finalistler arasından en fazla puanı alan web sitesi ‘En iyi web sitesi’ ödülünün sahibi olacak. Bu sene ilk kez, web sitelerinin yanında ‘banner’larla da başvuru yapmak mümkün olacak. Geçen yılki oganizasyonda görme engellilerin belirlediği en kolay erişilebilen sitele bu sene yine Engelsiz Erişim Grubu tarafından belirlenecek. Başvurula 31 Aralık’a kadar web sitesi üzerinden yapılabilecek.
Geçen yılın ödülleri şöyleydi: En iyi web sitesi “Garanti Bankası“, En iyi tasarım “Doluca Şarapçılık“, En iyi içerik “Türk.net“, Erişebilirlik – Görme Engelliler “Chip – Otokar“, Onur ödülü “Bedri Rahmi“, Girişimcilik Ödülü “Süper Teklif“, Jüri Teşvik Ödülü “Annem Mutfakta“, Jüri Özel Ödülü “Engellere Rağmen“.
Devamını okuyun »
20 Kasım 2008
Toplam Okunma : 2.427 | Bugünkü Okunma : 0
İki ortaokul arkadaşım ile birlikte (facebook sağolsun) Yedigöller’e gitme kararı aldık ve iki hafta önce bu düşüncemizi eyleme geçirerek Deep Nature adında bir tur şirketi ile “Aladağlar – Gölcük – Yedigöller” turu için anlaştık. Bu ikinci tur deneyimim olacaktı. Birincisini ETS ile bayram tatilinde tatmıştım fakat gerek otelimizin kötü olusu gerekse ilk günkü aksaklıklar sebebiyle bu tur için pek içim rahat değildi. Zaten Deep Nature ile görüşmeden bir hafta önce bir başka tur şirketiyle görüşmüş ve turun yapılmasına iki gün kala turun yapılmayacağı bilgisini almıştık. Bakalım tur şirketlerine olan ön yargımı bu turda yıkabilecek miydim?
Cuma akşamı Deep Nature‘ın minibüsünün bizi bineceğimiz yerden almasıyla yolculuğumuz başladı. Minibüse binmeden önce gündüz saatlerinde Deep Nature’dan tur ile ilgili bilgiler cep telefonumuza geldiğinde, mesaj içerisinde yazan bilgilerden tur rehberimiz ile ilgili olan kısmı, tur arkadaşımla tatlı bir geyik yapmamıza neden olmuştu. Çünkü tur rehberimizin adı “Cemgü NEYAPTI” idi. Bu mesajın yanlış olmadığını minibüse bindiğimizde anladık. Fakat rehberimiz kendisiyle o kadar barışıktı ki bizlere tur ile ilgili bilgiler vermeden önce adının ve soyadının nedenini açıkladı ve sonra turla ilgili bilgilendirdi. Dört saatlik bir yolculuk sonrasında Bolu’da konaklayacağımız otelimize ulaşınca odalarımıza dağılıp, turumuza sabah dinç devam edebilmek uykuya daldık. Ben sadece askerde kalk ve kahvaltı saatleri olduğunu sanıyordum, meğersem turlarda da böyle saatler varmış. Saat 08.00′de kalktık ve kahvaltıya indik, sıkı bir kahvaltı sonrasında minibüsümüz 09.00′da hareket etti.

Devamını okuyun »
Etiketler:
Aladağ,
Aladağ Göleti,
Anıt Ağaç,
Bolu İzcilik Kampı,
Büyükgöl,
Deringöl,
Gölcük,
Gölcük Göleti,
hafta sonu,
Hafta sonu kaçamağı,
hafta sonu turu,
İncegöl,
Kapankaya Seyir Terası,
Küçükgöl,
Nazlıgöl,
Pinus Negra,
Pisagor,
Pisagor Ağacı,
Sazlıgöl,
Seringöl,
Yedigöller
17 Kasım 2008
Toplam Okunma : 968 | Bugünkü Okunma : 2
Keanu Reeves ve Charlize Theron’un başrollerini paylaştığı bir romantik komedi filmi vardı “Kasım’da Aşk Başkadır” adında, aslında eserin orjinal adı “Sweet November”dı ama ne farkeder ki ? Asıl olan aşk tabii ki ve gerçekten aşk Kasım’da başka oluyormuş. Sanırım bulunduğumuz ay haziran olsaydı bu seferde Haziran’da aşk başka oluyor diyecektim. Evet, fena halde aşığım ve saçmalıyorum. Farkındayım bu durumun tabii ki fakat uzun zamandan beride bu kadar mutlu olduğumu hatırlamıyorum.
Neyse aslında bu yazımın konusu hafta sonu izlediğim, yeni vizyona giren “Issız Adam” adlı film. Fakat konu aşk olunca böyle bir giriş yapmayı tercih ettim. Çağan Irmak ismini ilk olarak “Mustafa Hakkında Herşey” filmini seyrettiğimde duymuştum. Çok iyi kurgulanmış bir öyküsü vardı, aslında bir öykü içerisinde üç ayrı konu diyebiliriz. Gerçekten o dönem beni derinden etkileyen ve değişik düşüncelere sevkeden bir filmdi. Tabii filmde Fikret Kuşkanla, Nejat işlerinde oyuculukları da tek kelime ile harikaydı.
Devamını okuyun »