Düşünüyorum da, üniversiteye başladığın gün dün gibi gözlerimin önünde hala. Hepimiz nasıl bir ortama geldiğimizi düşünerek kah okul koridorlarında kah okul bahçesinde kah sınıfta birbirimizi süzüyorduk. Herkes birbirine göre farklı kültürlerden, ortamlardan farklı yaşam şartlarını, alışkanlıklarını bırakıp gelmişti hiç bilmediği bir yere. Tek ortak olan ilk bakıldığında amaçtı. Okumak için gelmişti herkes tabii ki. Bozüyük’ün nasıl bir yer olduğunu hakkında da hiç birimizin en ufak bilgisi yoktu gelmeden. Geldiğimiz de ise anladık ki gerçekten zor günler bizi bekliyordu. Sonraları öncelikle Bozüyük’e, üniversiteye, arkadaşlarımıza alıştık ve öyle bir oluşturduk ki, gerçekten yaptıklarımızdan, yaşadıklarımızdan zevk alıyorduk ve bir bütün olmuştuk. Belki de başka şansımız yoktu. Tabii ki iyi günlerimizin yanında kötü, zor günlerde geçirdik fakat genel anlam itibariyle güzel günlerdi Bozüyük’te geçirdiğimiz günler.
Bozüyük küçük ve dar görüşlü bir yer olduğu için günlerimiz genelde evlerde geçerdi doğal olarak. Bu da bizim birbirimize arkadaşlar olarak daha çok kaynaşmamıza sebep olmuştu. Eğitimimiz süresi tamamlandığında 2 senemiz dolmuştu ve çoğu arkadaşımız mezun olmuş ve memleketlerine dönmüşlerdi. Benimse okulum 3 dersten uzamıştı. Bunların üzerinden 5 sene geçmiş neredeyse. Hepimiz çil yavrusu gibi dağılmış durumdayız gün itibariyle. Ben mesela birkaç samimi arkadaşım haricinde diğer arkadaşlarımla koptum ne yazık ki.
Şimdi ise bir fırsat var önümüzde, 30 EYLÜL 2006 tarihinde bir PİLAV GÜNÜ düzenleniyor BOZÜYÜK M.Y,O.’da okul tarafından. Hocalarımız bizleri bu vesile ile bir araya getirmeyi, eski günleri yad edip, eski dostlukları yaşatmayı planlamışlar. İyide etmişler. Bu güzel düşünceyi duyar duymaz msn ve telefon aracılığı ile, Muhasebe Bölümünden Ümmügül, Seramik Bölümünden Cansel, Pazarlama Bölümünden (Sıkı dostlarım) Sinem, Yurdaer ve Hakan Burak ile paylaştım. Hepside çok mutlu oldular. Bir aksilik olmazsa sıkı dostlarım ile orada olacağız biz. Hatta kafamda bir plan yapıp paylaştım bile onlarla.
29 Eylül Cuma akşamı Haydarpaşa’dan gece trenine binip, sabah 11.00 de Pilav Gününe yetişmek üzere hareket edip. Pilav gününe katıldıktan sonra Eskişehir gidip cumartesi gecesini bir barda eskisi gibi geçirip. Yine gece geç saatte trene binerek İstanbul’a dönüş. Özledim hani eski tren maceralarımızı. Arkadaşlar bu arada sizde bu pilav gününü tesadüfen buradan görüp iştirak etmek isterseniz. Gün ve saat belli, bekleriz hani. Mezunlar derneğine de internet üzerinden bozmyo.mezun.anadolu.edu.tr adresinden ulaşmanız mümkün. İletişimimizi hiç koparmamak dileğiyle.Kadir
