Pirasoglu Blog

18 Temmuz 2006


Pilav Günü


Toplam Okunma : 201 | Bugünkü Okunma : 0

Düşünüyorum da, üniversiteye başladığın gün dün gibi gözlerimin önünde hala. Hepimiz nasıl bir ortama geldiğimizi düşünerek kah okul koridorlarında kah okul bahçesinde kah sınıfta birbirimizi süzüyorduk. Herkes birbirine göre farklı kültürlerden, ortamlardan farklı yaşam şartlarını, alışkanlıklarını bırakıp gelmişti hiç bilmediği bir yere. Tek ortak olan ilk bakıldığında amaçtı. Okumak için gelmişti herkes tabii ki. Bozüyük’ün nasıl bir yer olduğunu hakkında da hiç birimizin en ufak bilgisi yoktu gelmeden. Geldiğimiz de ise anladık ki gerçekten zor günler bizi bekliyordu. Sonraları öncelikle Bozüyük’e, üniversiteye, arkadaşlarımıza alıştık ve öyle bir oluşturduk ki, gerçekten yaptıklarımızdan, yaşadıklarımızdan zevk alıyorduk ve bir bütün olmuştuk. Belki de başka şansımız yoktu. Tabii ki iyi günlerimizin yanında kötü, zor günlerde geçirdik fakat genel anlam itibariyle güzel günlerdi Bozüyük’te geçirdiğimiz günler.

Bozüyük küçük ve dar görüşlü bir yer olduğu için günlerimiz genelde evlerde geçerdi doğal olarak. Bu da bizim birbirimize arkadaşlar olarak daha çok kaynaşmamıza sebep olmuştu. Eğitimimiz süresi tamamlandığında 2 senemiz dolmuştu ve çoğu arkadaşımız mezun olmuş ve memleketlerine dönmüşlerdi. Benimse okulum 3 dersten uzamıştı. Bunların üzerinden 5 sene geçmiş neredeyse. Hepimiz çil yavrusu gibi dağılmış durumdayız gün itibariyle. Ben mesela birkaç samimi arkadaşım haricinde diğer arkadaşlarımla koptum ne yazık ki.

Şimdi ise bir fırsat var önümüzde, 30 EYLÜL 2006 tarihinde bir PİLAV GÜNÜ düzenleniyor BOZÜYÜK M.Y,O.’da okul tarafından. Hocalarımız bizleri bu vesile ile bir araya getirmeyi, eski günleri yad edip, eski dostlukları yaşatmayı planlamışlar. İyide etmişler. Bu güzel düşünceyi duyar duymaz msn ve telefon aracılığı ile, Muhasebe Bölümünden Ümmügül, Seramik Bölümünden Cansel, Pazarlama Bölümünden (Sıkı dostlarım) Sinem, Yurdaer ve Hakan Burak ile paylaştım. Hepside çok mutlu oldular. Bir aksilik olmazsa sıkı dostlarım ile orada olacağız biz. Hatta kafamda bir plan yapıp paylaştım bile onlarla.

29 Eylül Cuma akşamı Haydarpaşa’dan gece trenine binip, sabah 11.00 de Pilav Gününe yetişmek üzere hareket edip. Pilav gününe katıldıktan sonra Eskişehir gidip cumartesi gecesini bir barda eskisi gibi geçirip. Yine gece geç saatte trene binerek İstanbul’a dönüş. Özledim hani eski tren maceralarımızı. Arkadaşlar bu arada sizde bu pilav gününü tesadüfen buradan görüp iştirak etmek isterseniz. Gün ve saat belli, bekleriz hani. Mezunlar derneğine de internet üzerinden bozmyo.mezun.anadolu.edu.tr adresinden ulaşmanız mümkün. İletişimimizi hiç koparmamak dileğiyle.Kadir

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

16 Temmuz 2006


Beterin beteri varmış


Toplam Okunma : 190 | Bugünkü Okunma : 0

Birkaç günden beri televizyonu ne zaman açık haberleri izlesem yada bir keyifle gazete okumaya kalksam, gözlerim doluyor, moralim bozuluyor. Neden mi ? Şerefsiz PKK nın düzenlemiş olduğu hain pusular sonucu şehit verdiğimiz Mehmetçik kardeşlerimin haberleri tabiki beni üzen ve moralimi bozan. Çoğu daha 20 yaşında hayatı tanımadan bu vatan uğruna canını, kanını veren gençler. Böyle olunca tabii ki halime şükrediyorum. Şu anda askerliğimi yaptığım yer destek amaçlı bir yer, daha önce yaşadığım kültüre, iletişim kurduğum insanlara benzemiyor buradaki insanlar, fakat rahatım ve dışardan izliyorum olan biteni ama ne olursa olsun anaların, babaların yüreğini yandığını görmek gerçektende yıkıyor beni ve şükrediyorum beterin de beteri varmış diyorum. Şafak 71

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

10 Haziran 2006


Askerlik


Toplam Okunma : 1.119 | Bugünkü Okunma : 3

Tekman As.Å?.

25 Eylül 2006 özgürlük günüm benim, iple çekiyorum o günü… Burada zaman çabuk geçiyor aslında buraya gelince anladım bunu, fakat ileriye doğru baktığımda 3,5 ay kaldığını düşünmek sıkıyor insanı… Sonra unutuyorum ve zaman yine akıp gidiyor…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

12 Mayıs 2006


Batakhane Güzeli


Toplam Okunma : 562 | Bugünkü Okunma : 0

Acemi asker olarak yemin ettiğim günün gecesinde gittim bu güzel müzikal oyuna. Oyun eski İstanbul’da geçiyor. Aksaraylı Halil İstanbul’un kabadayılarındandır. Gündüzleri racan keserken akşamları pavyonlarda gönül eğlendirmektedir fakat bir akşam pavyonda Gülperi ile tanışır ve ona aşık olur. Fakat kabadayılıkta aşka yer yoktur. Bu durumdan nasıl kurtulacağını düşünürken Aksaraylı Halil, ona düşman olan Kasapoğlu’nun kendisini kabadayılık dünyasından silme düşüncelerini öğrenir. Kasapoğlu’nun tek düşüncesi Aksaraylı’yı madara etmektir. Bu düşüncelere arasında Gülperi’yi kaçırır fakat, Gülperi’den duyduğu birkaç söz yanlış yolda olduğunu anlatır ona.. (Devamı tiyatro sahnelerinde :) )

http://www.devtiyatro.gov.tr

Yazan : Erman Canatan
Yöneten : Halil Akarsu
Dekor Tasarımı : Sertel Çetiner
Giysi Tasarımı : Özge Şenol
Işık Tasarımı : Duran Güngör – Eser Dursun
Müzik : Kemal Günüç
Koreograf : Neslihan Öztürk

Rol Dağılımı : Fulya Yalçın, Sedat Şenoğlu, Serkan Kunter, Yasemin Ebrulun, Gökhan Kocaoğlu, Ergin Özdemir, T. Kutay Sungar, İrfan Kılınç

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

RSS Aboneliği


Abone ol !!!

  • E-posta adresinizi giriniz:


Duyuru Kutusu

Burs Duyuru Posteri