<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Pirasoglu Blog</title>
	<atom:link href="http://blog.pirasoglu.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://blog.pirasoglu.com</link>
	<description>Kendi Halinde Bir Blog</description>
	<lastBuildDate>Thu, 12 Aug 2010 07:04:38 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>Yol gözüktü, Fransa&#8217;ya gidiyoruz</title>
		<link>http://blog.pirasoglu.com/yol-gozuktu-fransaya-gidiyoruz.html</link>
		<comments>http://blog.pirasoglu.com/yol-gozuktu-fransaya-gidiyoruz.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Aug 2010 22:50:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Müzik]]></category>
		<category><![CDATA[Fransa]]></category>
		<category><![CDATA[Fransızca Şarkılar]]></category>
		<category><![CDATA[Paris]]></category>
		<category><![CDATA[Strazburg]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.pirasoglu.com/?p=506</guid>
		<description><![CDATA[Geçtiğimiz Kurban Bayramını Dalyan&#8217;da arkadaşlarla dalışa başlayarak geçirince, yaz tatili planlarını da bol dalışlı Tayland gezisi üzerinde kurmaya başlamıştık. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı maalesef ki, Tayland gezisi ve dalış hayalleri bir başka seneye kaldı. Hal böyle olunca kız arkadaşımın önerisi üzerine rotamızı Fransa&#8217;ya çevirdik. Stresli bir schengen vize alma telaşından sonra gezi günümüz geldi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="float: left;margin: 4px;"><center><script type="text/javascript"><!--
google_ad_client = "pub-9336812607376805";
/* 234x60, oluşturulma 15.10.2008 */
google_ad_slot = "9906480722";
google_ad_width = 234;
google_ad_height = 60;
//-->
</script>
<script type="text/javascript"
src="http://pagead2.googlesyndication.com/pagead/show_ads.js">
</script></center></p> <p style="text-align: center;"><a href="http://nancy0039.deviantart.com/art/paris-130587256?q=boost%3Apopular+paris&amp;qo=82" target="_blank"><img class="aligncenter" src="http://fc07.deviantart.net/fs47/f/2009/204/b/4/paris_by_nancy0039.jpg" alt="Fransa" width="403" height="307" /></a></p>
<p>Geçtiğimiz Kurban Bayramını Dalyan&#8217;da arkadaşlarla dalışa başlayarak geçirince, yaz tatili planlarını da bol dalışlı Tayland gezisi üzerinde kurmaya başlamıştık. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı maalesef ki, Tayland gezisi ve dalış hayalleri bir başka seneye kaldı.</p>
<p>Hal böyle olunca kız arkadaşımın önerisi üzerine rotamızı Fransa&#8217;ya çevirdik. Stresli bir schengen vize alma telaşından sonra gezi günümüz geldi çattı. Bu haftasonu itibari ile 10 gün boyunca Fransa&#8217;yı dolaşacağız. Gezilerimiz için merkez üssümüz Paris olacak. İlklerin olacağı bu gezinin çok ama çok güzel geçmesini istiyorum. Dönüşte detayları anlatırım artık  <img src='http://blog.pirasoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p>Şimdilik sizleri güzel Fransızca şarkılarla baş başa bırakıyorum&#8230; Bugünlerde bol bol bu şarkıları dinliyorum  <img src='http://blog.pirasoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> </p>
<p><a href="http://rapidshare.com/files/406872710/FRANSIZCA_SARKILAR.zip" target="_self">Beğendiğim Fransızca Şarkılardan bir demet&#8230;</a></p>
<p>Şarkı Listesi :</p>
<p>01 &#8211; Patricia Kaas &#8211; Mon Mec ? Moi<br />
02 &#8211; Salvatore Adamo &amp; Laurent Voulzy &#8211; Tombe la neige<br />
03 &#8211; Guadalupe Pineda &#8211; Historia de un amor Budha Bar<br />
04 &#8211; Garou &#8211; Gitan<br />
05 &#8211; Helene Segara &#8211; Elle tu l&#8217;aimes<br />
06 &#8211; Dany Brillant &#8211; Histoire Dun Amour<br />
07 &#8211; Fugain Michel &#8211; Une Belle Histoire<br />
08 &#8211; Noir Desir &#8211; Le vent nous portera<br />
09 &#8211; Joe Dassin &#8211; L&#8217; ete Indien<br />
10 &#8211; Charles Aznavur &#8211; La Boheme<br />
11 &#8211; Christian Adam &#8211; Si Tu Savais Combien Je T&#8217;aime<br />
12 &#8211; Patricia Kaas &#8211; Les hommes qui passent<br />
13 &#8211; Enrico Macias &#8211; Solenzera<br />
14 &#8211; Vittorio Paltrinieri &#8211; Portofino<br />
15 &#8211; Salvatore Adamo &amp; Yves Simon &#8211;  Ma tête<br />
16 &#8211; Roch Voisine &#8211; La Berceuse du Petit Diable<br />
17 &#8211; Nino &#8211; Santiago<br />
18 &#8211; Dany Brillant &#8211; Hava Naguila<br />
19 &#8211; Dany Brillant &#8211; Viens Danser<br />
20 &#8211; Dany Brillant &#8211; Tu Vuo Fa L Americano</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.pirasoglu.com/yol-gozuktu-fransaya-gidiyoruz.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Seyahat bursunda mutlu son</title>
		<link>http://blog.pirasoglu.com/seyahat-bursunda-mutlu-son.html</link>
		<comments>http://blog.pirasoglu.com/seyahat-bursunda-mutlu-son.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 29 Mar 2010 11:04:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[genç gezginler seyahat bursu]]></category>
		<category><![CDATA[interrail]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Pansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Yücel]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Bursu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.pirasoglu.com/?p=499</guid>
		<description><![CDATA[Özlem Yücel blogu Özlem Pansiyon aracılığı ile 4 Eylül 2009&#8242;da &#8220;Genç Gezginlere Seyahat Bursu&#8221; projesini duyurduğunda projenin güzelliği beni bursiyer adayları kadar heyecanlandırmıştı. Kendisine hızla bir mail gönderdim ve tebriklerimi, bu heyecanı paylaşmak ve destek vermek isteğimi belirtmiştim. O günkü heyecanını anlamanız için sizlerle bu mailleri paylaşmak istiyorum. Başardın Özlem Yücel, teşekkürler.. Gönderdiğim mail; Özlem [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://blog.pirasoglu.com/wp-content/uploads/2010/03/genc_gezginlere_seyahat_bursu_sonuclandi.jpg"><img class="alignright size-medium wp-image-501" title="genc_gezginlere_seyahat_bursu_sonuclandi" src="http://blog.pirasoglu.com/wp-content/uploads/2010/03/genc_gezginlere_seyahat_bursu_sonuclandi-300x159.jpg" alt="" width="300" height="159" /></a>Özlem Yücel blogu <a href="http://ozlem-pansiyon.blogspot.com" target="_blank">Özlem Pansiyon</a> aracılığı ile <a href="http://ozlem-pansiyon.blogspot.com/2009/09/seyahat-bursu-genc-gezginler-aranyor.html" target="_blank">4 Eylül 2009&#8242;</a>da &#8220;Genç Gezginlere Seyahat Bursu&#8221;  projesini duyurduğunda projenin güzelliği beni bursiyer adayları kadar heyecanlandırmıştı. Kendisine hızla bir mail gönderdim ve tebriklerimi, bu heyecanı paylaşmak ve destek vermek isteğimi belirtmiştim. O günkü heyecanını anlamanız için sizlerle bu mailleri paylaşmak istiyorum. <strong><span style="color: #ff0000;">Başardın Özlem Yücel, teşekkürler..</span></strong></p>
<p>Gönderdiğim mail;</p>
<blockquote><p>Özlem Hanım Merhabalar,</p>
<p>Nasılsınız ? Projenizi okudum, gerçekten  çok güzel. Zaten düşüncelerimi yorum olarakta sitenizde aktardım.</p>
<p>Eğer  kabul ederseniz bende bu projenin bir yerinden tutmak isterim. Belki  benim gibi destek olacaklar artar, 1 kişi değilde iki ayrı kişi  gönderirsiniz.</p>
<p>Bu konuda 100 Euro&#8217;luk bir bütçe ayırabilirim.</p>
<p>Düşüncelerinizi  bekliyorum..</p>
<p>Saygılar<br />
<span style="color: #888888;"><br />
&#8211;<br />
Kadir Pirasoğlu<br />
<a href="../" target="_blank">blog.pirasoglu.com</a></span></p></blockquote>
<p>Cevabı;</p>
<blockquote><p>Kadir Bey tekrar merhaba,</p>
<p>İlginiz ve projeye destek vermek istediginiz cok tesekkur ederim. Tabii  ki kabul ederim; etmemek söz konusu olabilir mi? Yazdigim gibi amac  zaten bursu kurumsallastirmak, yayginlastirmakti. Sonunda 1 gencin  hayallerini gerceklestirmesinden daha onemli olan bir seyahat kulturu  edinmemiz. O yuzden mesajinizin beni ne kadar heyecanlandırdığını ve  umutlandırdığını anlatamam.</p>
<p>2007 yılında interrail yapmıştım, o zaman öğrenciydim. Bundan birkaç  sene once, yas 32 iken ve 8 yıllık profesyonel iş hayatından sonra, 6 ay  kadar Güney Amerika&#8217;da seyahat ettim. Oralarda insanların gördüğü ilk  Türk olmam üzücüydü. Cok boyutlu bir fayda bu; gezginligin hem bireye,  hem yaşadığı topluma çok şey kattığına yürekten inanıyorum. Sizinle de  ortak bir bakışımızın olmasına çok sevindim.</p>
<p>Hukuksal açıdan burs vermek bunu da açıkça ifsa etmek uygun mudur, hic  araştırmadım. Yarın şehir dışına çıkıyorum, dönüşte hemen avukat ile  görüşeceğim. Ondan sonra gezginler icin &#8216;havuz bütçe olusturma işini&#8217;  ayrica nasıl ilerletebiliriz araştıracağım. Sizce sakıncası yoksa,  katkınızıda duyurmayi cok isterim.</p>
<p>Umarim gençler de ilgilenir burs ile de, biriken parayla burs verenler  olarak seyahate cıkmamız gerekmez:)</p>
<p>Sevgiler,<br />
Ozlem Yucel</p></blockquote>
<p>Duyuruyu yaptığı günden bugüne kadar heyacanını kaybetmediğini blogundaki genç gezginlere yaptığı tavsiye yazıları ile anlamak çok güç değil.</p>
<p>Özlem Yücel kendi imkanlarıyla seyahat etme kültürünü genç arkadaşlara  aşılamak adına 1 kişiye burs verme düşüncesiyle başlattığı &#8220;Genç Gezginlere Seyahat Bursu&#8221; kampanyası hem bursiyer adayları, hemde bu projeye destek olmak isteyenler tarafından düşünülenden fazla  ilgi gördü ve bursiyer sayısı 1&#8242;den 5&#8242;e çıktı. Bugünkü <a href="http://www.hurriyet.com.tr/seyahat/14249060.asp?gid=56" target="_blank">Hürriyet Seyahat</a> ekindeki yazı ile de proje resmen sonuçlanmış oldu.</p>
<p>Özgeçmişleri ve hayalleri ile 25 kişilik aday listesinden sıyrılan 5 şanslı bursiyer şöyle;</p>
<p># 02: <a href="http://ozlem-pansiyon.blogspot.com/2010/02/finalist-2-bulent-b.html">Bülent  Bayarslan</a><br />
# 07: <a href="http://ozlem-pansiyon.blogspot.com/2010/02/finalist-7-selen-yamak.html">Selen  Yamak<br />
</a># 08: <a href="http://ozlem-pansiyon.blogspot.com/2010/02/finalist-8-ozgun-ucar.html">Özgün  Uçar</a><br />
# 15: <a href="http://ozlem-pansiyon.blogspot.com/2010/03/finalist-15-tugba-tuluk.html">Tuğba  Tuluk<br />
</a># 25: <a href="http://ozlem-pansiyon.blogspot.com/2010/03/finalist-25-baki-berk-kayalar.html">Baki  Berk Kayalar</a></p>
<p>Yedek Bursiyerler ise şöyle;</p>
<p>#  10: <a href="http://ozlem-pansiyon.blogspot.com/2010/02/finalist-10-gokhan-balkc.html">Gökhan  Balıkçı</a><br />
#  18: <a href="http://ozlem-pansiyon.blogspot.com/2010/03/finalist-18-birge-yalcn.html">Birge  Yalçın</a></p>
<p>Şu anda Özlem Yücel&#8217;in başarı ile bu projeyi sonuçlandırdığı için mutluluktan uçtuğuna eminim. Bizde ucundan tutup azda olda katkı sağlayabildiyesek ne mutlu bize..</p>
<p>Bundan sonra heyecanla okuduğumuz hayalleri, gerçekleştirilmiş birer hikaye olarak görmek adına sıra bursiyerlerde olacak. Yazılarınızı bekleyeceğiz.</p>
<p>Hepinizin yolu açık olsun..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.pirasoglu.com/seyahat-bursunda-mutlu-son.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güneş, bugün bulutların arasından bana güldü</title>
		<link>http://blog.pirasoglu.com/gunes-bugun-bulutlarin-arasindan-bana-guldu.html</link>
		<comments>http://blog.pirasoglu.com/gunes-bugun-bulutlarin-arasindan-bana-guldu.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 14 Feb 2010 20:46:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[caddebostan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.pirasoglu.com/?p=495</guid>
		<description><![CDATA[Soğuk, yağmur, kar derken son günlerde güneşi göremez olduk, unuttuk. Tamam, kış mevsimi tabii ki ama insan yinede azda olsa görmek, onun sıcaklığı hissetmek istiyor. Sanırım bu bir süre daha mümkün olmayacak ama azcıkta olsun kendini gösterdiği zamanlarda biz insancıklar kendimizi sokaklara atacağız, bugün olduğu gibi. Bugün, sabah saatlerinde dışarıda ara ara kendini gösteren bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://dirart.deviantart.com/art/CaddeBostan-Sahil-152399431" target="_blank"><img class="alignright" src="http://img515.imageshack.us/img515/4193/caddebostansahilbydirar.jpg" alt="" width="162" height="243" /></a>Soğuk, yağmur, kar derken son günlerde güneşi göremez olduk, unuttuk. Tamam, kış mevsimi tabii ki ama insan yinede azda olsa görmek, onun sıcaklığı hissetmek istiyor. Sanırım bu bir süre daha mümkün olmayacak ama azcıkta olsun kendini gösterdiği zamanlarda biz insancıklar kendimizi sokaklara atacağız, bugün olduğu gibi.</p>
<p>Bugün, sabah saatlerinde dışarıda ara ara kendini gösteren bir güneş vardı düne inat. Akşam yatmadan, &#8220;sabah erken kalkabilsemde biraz Caddebostan sahilde koşsam&#8221; diye planlamıştım kendimi. Saatimide sanki kalkacakmış gibi 08.00&#8242;e kurmuştum. Tabii saat çaldı ama uyanamadım, 09.30 gibi kendime geldim ve ayaklandım. Pencereden dışarı baktığımda gerçekten çok güzel bir hava vardı. Hemen üzerimi giyip kendimi dışarıya attım. Sahile indiğimde birçok insan sabah sporlarını yapmış, evlerine dönüyorlardı bile. Önce Caddebostan&#8217;dan Bostancı yönüne doğru hafif tempo ile koşmaya başladım. Güneş ara ara kendini gösterdiğinde, yüzüme vuruyor ve bana &#8221; hoşgeldin, ne zamandır seni buralarda göremiyoruz diye&#8221; sitem ediyordu sanki.</p>
<p>Evet, uzun süredir sahile inemediğim farkındaydım, fakat fırsat yaratıp bir türlü inemiyordum. Kışı, soğuğu, yağmuru, çamuruda bahane ediyordum kendime tabi.  Ne vardı 2-3 günde bir insem, şu anda yaptığım gibi iyot kokusunu içime çeksem, denizin, martıların sesleri ile hayaller kursam. İşte bugün öyle bir gündü, birçok hayal kurdum koşarken ve kanımın gerçekten damarlarımda dolandığını hissettim, bir silkelendim, enerji doldum, mutlu oldum.</p>
<p>Sahilde kimse yalnız değildi, kimi koşuyor bir yandan müzik dinliyor, kimi arkadaşları ile kah alçak, kah yüksek tempolu yürüyor ve sohbet ediyor, kimi bebek arabasındaki bebeğini gezdiriyor, kimi bisiklete, kimi ise rollerblade ine biniyordu. Bana ise koşum sırasında &#8220;Red Hot Chili Peppers&#8221; eşlik ediyordu.</p>
<p>Anlayacağınız ailemle kahvaltı masasına oturduğumda, düne göre mutlu bir ben vardı..</p>
<p>(Fotoğraf : <a href="http://dirart.deviantart.com/" target="_blank">Bahadır Uyanık</a>)</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.pirasoglu.com/gunes-bugun-bulutlarin-arasindan-bana-guldu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğa İçin Çal</title>
		<link>http://blog.pirasoglu.com/doga-icin-cal.html</link>
		<comments>http://blog.pirasoglu.com/doga-icin-cal.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 08 Oct 2009 08:35:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yaşam]]></category>
		<category><![CDATA[Ağaçlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ağaçlar.net]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa]]></category>
		<category><![CDATA[Doğa için çal]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.pirasoglu.com/?p=485</guid>
		<description><![CDATA[Doğa için çal web sitesi Facebook destek grubu Projenin Manifestosto Metni; Doğa İçin Çal, bir agaclar.net projesidir. Dünya&#8217;nın hali ortada. Yerküresiyle, atmosferiyle tehlike sinyalleri verip duruyor. Küresel iklim değişikliği bir dert; seller, taşkınlar, buzulların erimesi, kıyıların denizler tarafından yutulması ihtimali, kuraklık&#8230; Beslenme başka bir dert; besin bulanlar için GDO&#8217;lu ürünler, denetimsiz tarımsal ilaçlama, sakıncalı katkı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.dogaicincal.com/images/dic-banner6.gif" alt="" width="300" height="295" /></p>
<p><object width="450" height="330" data="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=6902099&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" type="application/x-shockwave-flash"><param name="allowfullscreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=6902099&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=&amp;fullscreen=1" /></object></p>
<p><a href="http://www.dogaicincal.com" target="_blank">Doğa için çal web sitesi</a></p>
<p><a href="http://www.facebook.com/kpirasoglu#/group.php?gid=140798557999&amp;ref=mf" target="_blank">Facebook destek grubu</a></p>
<p><span id="more-485"></span></p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Projenin Manifestosto Metni;</span></strong></p>
<p>Doğa İçin Çal, bir agaclar.net projesidir.</p>
<p>Dünya&#8217;nın hali ortada. Yerküresiyle, atmosferiyle tehlike sinyalleri verip duruyor.</p>
<p>Küresel iklim değişikliği bir dert; seller, taşkınlar, buzulların erimesi, kıyıların denizler tarafından yutulması ihtimali, kuraklık&#8230;</p>
<p>Beslenme başka bir dert; besin bulanlar için GDO&#8217;lu ürünler, denetimsiz tarımsal ilaçlama, sakıncalı katkı maddeleri&#8230; Bulamayanların sorunu karmaşık değil: Sadece açlık! Enerji savaşları, temiz su savaşları&#8230; Yani gidişat iyi değil.</p>
<p>En güçlü ya da yoksul olanların büyük çoğunluğu, kendi küçük ya da büyük çıkarını esas alarak, kendini dünyanın merkezine koyarak yaşıyor. Herkesin mazareti var!</p>
<p>Çok şey sadece günü kurtarmaya yönelik.. Doğayı yok sayarak yapılan her şey, geleceğimizi biraz daha belirsizleştiriyor. Komik olan, korunmak doğanın umurunda bile değil. O nasıl olsa, öyle ya da böyle var olacak&#8230; Vay bizim halimize&#8230;</p>
<p>İklim değişiklikleri, seller, taşkınlar, bunlar dünya kabuk bağladığından bu yana hep var ama son yüz yılın grafikleri öncekilerle benzerlik göstermiyor, kendi elimizle yaptıklarımızın, bu kötü gidişe direkt etkisi var. Önceleri düşe kalka yaşıyorduk, artık kıçımızın üstünde hızla kaymaya başladık. İşin bilimiyle uğraşan herkes bu konuda hem fikir. Çevreci hareketler, bu gidişi durdurulması gerektiğini herkese anlatmaya çalışıyor.</p>
<p>Agaclar.net olarak başından beri işin neresinden tutacağımıza bakıp durduk. Yaptığımız her şeyde bu amacın izi var. Daha neler yapabiliriz?</p>
<p>Doğa sorunlarının evrenselliği, doğanın insanlara mekan ve kaynak oluşuyla, müziğin evrenselliği ve insanların ortak dili oluşu arasındaki bağ, projenin çıkış noktası oldu.</p>
<p>Müzik; yaygın, eneji dolu, durdurup kendini dinleten ya da arka plana geçip çaktırmadan varolan&#8230;<br />
Seçtiğimiz parça: &#8220;Divane Aşık Gibi&#8221; Bilmeyen yok, sevmeyen yok&#8230;</p>
<p>Dünyanın çivisini çıkaranlar kadar, bunu seyretmekle yetinenler de benzer biçimde sorumluysa, çözümler bulmak ve uygulamak zorundaysak, her vesile ile hatırlamalı, hatırlatmalıyız&#8230;. Hem değişim gerektiğini bilip, hem &#8220;Şöyle yap, böyle yap&#8221; laflarını dinlemediğimize göre, &#8220;ne yapmalıyım&#8221; diye düşünmek gerektiğini her dinlediğinde hatırlatan bir müzik işe yarar mı? En azından konunun farkında olanlar için, arka planda fazladan bir vicdan azabı durumu yaratır mı?</p>
<p>&#8220;Birlikten kuvvet doğar&#8221; mı? Tek tek düşündüğümüz, anlatmaya çalıştıklarımız, hep birlikte, bir ucundan tutarak ortaya konduğunda verdiği enerji artar mı?</p>
<p>Agaclar.net&#8217;ten Fırat Çavaş, doğdukları iller farklı, yaşadıkları mekanlar farklı, zevkleri, yaşama bakış açıları farklı 45 müzisyeni, varolan gerçekleri bir kez daha hatırlatmak için bir araya getirdi: Doğa için çal!</p>
<p>&#8220;Divane Aşık Gibi&#8221; yollarda dolaşmaktan başka, hem mecazda hem de fikirde &#8220;Sen yağmur ol, ben bulut, Maçka&#8217;da buluşalım&#8221; diyoruz.</p>
<p>Yeni başladık, devam edeceğiz&#8230;</p>
<p>Sizi de bekleriz!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.pirasoglu.com/doga-icin-cal.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Genç gezginlere duyuru: &#8220;Seyahat Bursu&#8221; verilir</title>
		<link>http://blog.pirasoglu.com/genc-gezginlere-duyuru-seyahat-bursu-verilir.html</link>
		<comments>http://blog.pirasoglu.com/genc-gezginlere-duyuru-seyahat-bursu-verilir.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 27 Sep 2009 22:16:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Genç gezginler aranıyor]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Pansiyon]]></category>
		<category><![CDATA[Özlem Yücel]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat]]></category>
		<category><![CDATA[Seyahat Bursu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.pirasoglu.com/?p=480</guid>
		<description><![CDATA[Babam, tır şöförüydü. Yıllarca bu vesileyle Avrupa, Ortadoğu, o zamanlarıın Sovyetler birliği &#8211; Yugoslavya&#8217;sı birçok ülke ve şehir gördü.  Pek gezmiştir diyemiyorum çünkü iş dolayısı ile gittiği için birçok ülkeden transit olarak geçiyordu. Benimse orta ve lise öğretimim boyunca hayalim her yaz onunla birlikte, bir muavin edası ile Avrupa&#8217;yı gezip, görebilmekti. Ama bu hayalimi gerçekleştiremedim. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Babam, tır şöförüydü. Yıllarca bu vesileyle Avrupa, Ortadoğu, o zamanlarıın Sovyetler birliği &#8211; Yugoslavya&#8217;sı birçok ülke ve şehir gördü.  Pek gezmiştir diyemiyorum çünkü iş dolayısı ile gittiği için birçok ülkeden transit olarak geçiyordu. Benimse orta ve lise öğretimim boyunca hayalim  her yaz onunla birlikte, bir muavin edası ile Avrupa&#8217;yı gezip, görebilmekti. Ama bu hayalimi gerçekleştiremedim.</p>
<p>Üniversiteyi kazanıp, ailemden uzaklaştıktan sonra ise bu hayalimi unuttum diyebilirim. Üniversite süresince ise sadece şehirler arası kaçamak geziler yapabildim. O yıllarımı düşündüğümde anlıyorum ki bugünkü kadar Dünya&#8217;yı zaten tanımıyormuşum, birçok yerden bihabermişim. Okumayıda alışkanlık haline getirmediğim için &#8220;<a href="http://www.cokokuyancokgezen.com/" target="_blank">Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi?</a>&#8221; sözünü hiçbir zaman tecrübe edemedim. Üniversiteyi bitirip iş yaşamına adım attığımda ise çevremde gezi planları yapan insanlar pek yoktu. Ama internettin yayılması  ile yurt dışına çıkma hayallerim yine aklıma düştü. Bu konuda birçok site inceleyip tekrar hayaller kurmaya başladım. <a href="http://www.hospitalityclub.org/" target="_blank">Hospitality Club</a>,  <a href="http://www.couchsurfing.org" target="_blank">Couch Surfing</a> ve <a href="http://www.servasturkiye.org/" target="_blank">Servas</a> gibi oluşumlarla tanışınca da anladım ki yurt dışına çıkmak sadece seyahat acentaları vasıtasıyla yapılan turlardan ibaret değilmiş. Fakat bu hayallerimi gerçekleştirebilmem için ingilizcemi geliştirmem ve para biriktirmem gerekiyordu.  Paramı biriktirdiğimde ise hala  ingilizcemi  istediğim gibi geliştirememiştim. Böyle olunca, yurt dışına çıkmak içinde cesaretim yoktu.</p>
<p>Neyse ki geçen sene, hayallerimi paylaştığım  bir arkadaşımdan arkadaşları ile yurt dışına çıkma planı yaptıklarını ve benimde onlarla birlikte gelebileceğimi söylediğin pek mutlu olmuş, cesaretlenmiştim. Hemen biletlerimizi almış ve yazın gelmesi ile de yurt dışına çıkmıştık. Yedi gün içerisinde dört şehir, iki ülke gezmiş birçok değişik insanla, gezginle tanışmıştık. Arkadaşlarımın bu gezideki yardımlarını göz ardı edemem ama gittiğimiz yerlerde iletişim konusunda bir sıkıntı yaşamadığımı söyleyebilirim. Anladım ki boşu boşuna korkmuşum.</p>
<p>Ne yazıkki ülkemizde benim gibi birçok insan bulunmakta. Ya cesaretleri yok, ya yabancı dilleri yada yurt dışına çıkmak için maddi imkanları. Cesaret insanın içinde olmalı, dışarıdan müdahale ile olacak birşey değil. Dil konusununda biraz cesaret işi olduğunu düşünüyorum. Fakat ne yazıkki maddi kısım öyle değil.</p>
<p>Peki, size birisi yurt dışına çıkmanızda maddi olarak destek olacağını söylese ? Ne olurdu ona cevabınız ?  Özlem Yücel, blog dünyasındaki adı ile <a href="http://ozlem-pansiyon.blogspot.com" target="_blank">Özlem Pansiyon</a>, bir ay önce böyle bir fikrinin olduğunu blogu aracılığı ile bizlere duyurdu. Blogunda diyordu ki ; &#8220;<a href="http://ozlem-pansiyon.blogspot.com/2009/09/seyahat-bursu-genc-gezginler-aranyor.html" target="_blank">seyahat bursu: genç gezginler aranıyor!</a>&#8221; Evet, seyahat etme isteği olan, 18-26 yaşları arasında, öğrenci yada ihtiyaç sahibi, kendi hayrına ingilizce bilen bir gezgin ruh arıyordu Özlem Hanım.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="center aligncenter" src="http://img200.imageshack.us/img200/9984/gezginbursu.jpg" alt="" width="400" height="227" /></p>
<p>Burs ile ilgili bilgilere kısaca değineceğim ama ayrıntılı bilgiye  <a href="http://ozlem-pansiyon.blogspot.com" target="_blank">Özlem Hanım</a>&#8216;ın blogundaki <a href="http://ozlem-pansiyon.blogspot.com/2009/09/seyahat-bursu-genc-gezginler-aranyor.html" target="_blank">ilgili yazıdan</a> ulaşabilirsiniz.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;"><span style="color: #ff0000;">Burs kapsamı ne olacak ?</span></span> 2010 yazında kullanabileceği, Avrupa&#8217;da geçerli tren biletini (interrail) ve su/ekmekle yaşayacağı kadar cep harçlığını kapsıyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;">Tabi bursu almak için öncelikle biraz emek sarfetmek gerekiyor. Peki nasıl bir emek ?</span> </span>Bursla ilgilenen arkadaşların 5 Ocak 2010 tarihine kadar seyahatbursu[at]gmail.com adresine resimli bir özgeçmiş ile birlikte  &#8216;<span style="text-decoration: underline;">Interrail&#8217;a çıkmayı neden istediklerini</span>i&#8217; açıklayan bir yazıyla veya yazılarını bulundurdukları blogun linki başvurmaları gerekiyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="text-decoration: underline;">Değerlendirme nasıl olacak ?</span> </span>Özlem Hanım, gelecek başvurular içerisinden bir ön  eleme yapacak. Coşkusuna ikna olduğu 5 adayın yazılarını 15 Şubat 2010 itibari ile blogunda okuyucularıyla paylaşacak ve bir anketle okurlarının en iyi yazuyı seçmelerini isteyecek.  Mart ortasına kadar sürecek bu oylama sonrasında da  bursiyerin kim olacağı belli olacak.</p>
<p>Bu projeden haberdar olduğumda gerçekten çok heyecanlandım ve bursu kazanmış kadar sevindim. Çünkü gezgin ruhuna sahip olan kişiler maddi kısmı pek düşünmeden gezecek, hayallerini gerçekleştirecek ve  başkalarına örnek olacak. En önemlisi  bu proje ülkemizde belkide bir ilk olacak.</p>
<p>Birkaç yıl önce olsaydı bende hayallerimi yazılarıma dökmek  ve bu bursa talip olmak isterdim. Ama ne yazık ki yaşım burs alma koşullarına uymuyor.  Fakat  yazıyı okurken  maddi olarak katkıda bulunabileceğimi düşündüm. Ve hemen  heyecanla  Özlem Hanım&#8217;a mail gönderdim. Mailime cevap geldiğinde ise çok mutlu oldum. Mailinde  blogunda projesiyle ilgili düşüncelerini paylaştıktan sonra  benim gönderdiğim tarzda maddi &#8211; manevi destek mailleri aldığını ve benimde vereceğim destekten memnun olacağını belirtiyordu. Zaten böyle bir projeyi destekleyenler neden olmasın ki? Destek heryerden gelebilir diye düşünüyorum. Gezen insanlar gezgin felsefesini bildikleri için, maddi imkanı olupta zamansızlıktan gezemeyenler ise &#8220;birileri yerime gezsin&#8221; düşüncesiyle destek verebilir, değil mi ? Tabii öncelikle bu projeyi duyurmak gerekiyor. Bu hem destek vereceklerin ilgisini çekmek, hemde &#8221; Ülkemizde kalemine güvenen genç gezginler var mı? &#8221; sorusunun cevabını öğrenmek için önemli.</p>
<p>Geçtiğimiz günlerde Özlem Hanım seyahat bursu haberi ile  <a href="http://www.hurriyet.com.tr/seyahat/12472519.asp" target="_blank">Hürriyet Seyahat</a>&#8216;e konuk oldu. İnternette birçok <a href="http://www.on5yirmi5.com/genc/v1/oku.aspx?c=8622" target="_blank">site</a>de haberi yapılmaya devam etmekte.  Bende hem blogumda yazdığım bu yazı ile hemde interrail-tr ve sırtçantalılar yahoo gruplarına gönderdiğim mailler ile Özlem Hanım&#8217;ın yanında, kendimce bir bütçe ile de destek olacağım. Bu bütçe için belirlediğim rakam şu an için minimum 100 Euro..Benim gibi destek olmak isteyenler, Özlem Hanım&#8217;a seyahatbursu[at]gmail.com mailinden ulaşıp, destek olmak istediklerini belirtebilirler.</p>
<p>Umarım güzel bir fon oluşurda, bir değil birden çok gezgin ruha Avrupa toprakları üzerinde gezme şansı bulur.</p>
<p>Hadi durmayın, başlayın yazmaya <img src='http://blog.pirasoglu.com/wp-includes/images/smilies/icon_smile.gif' alt=':)' class='wp-smiley' /> )</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.pirasoglu.com/genc-gezginlere-duyuru-seyahat-bursu-verilir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beyoğlu, Taksim Fotosafari</title>
		<link>http://blog.pirasoglu.com/beyoglu-taksim-fotosafari.html</link>
		<comments>http://blog.pirasoglu.com/beyoglu-taksim-fotosafari.html#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 23 Aug 2009 02:45:28 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Fotoğraf]]></category>
		<category><![CDATA[Beyoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Fotoğraf Gezisi]]></category>
		<category><![CDATA[Fotosafari]]></category>
		<category><![CDATA[Gezenbilir]]></category>
		<category><![CDATA[Sayıların Peşinde]]></category>
		<category><![CDATA[Taksim]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.pirasoglu.com/?p=475</guid>
		<description><![CDATA[Fotoğraf çekmeyi pek seviyorum. Bazen kendimi sırf bu yüzden atıyorum.. Yine bir gün&#8230; ama bu sefer yalnız değilim.. 12 Temmuz Pazar günü, daha önce planladığımız üzere Gezenbilir sitesi fotoğraf grubu üyesi arkadaşlar ile Fransız Kültür&#8217;ün önünde buluşup Taksim &#8211; Beyoğlu doğrultusunda sayıların peşine düştük. Konsept sayılardı ama mekan Taksim &#8211; Beyoğlu olunca birçok şey yansıdı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Fotoğraf çekmeyi pek seviyorum. Bazen kendimi sırf bu yüzden atıyorum.. Yine bir gün&#8230; ama bu sefer yalnız değilim..</p>
<p>12 Temmuz Pazar günü, daha önce planladığımız üzere <a href="http://www.gezenbilir.com" target="_blank">Gezenbilir</a> sitesi fotoğraf grubu üyesi arkadaşlar ile Fransız Kültür&#8217;ün önünde buluşup Taksim &#8211; Beyoğlu doğrultusunda sayıların peşine düştük. Konsept sayılardı ama mekan Taksim &#8211; Beyoğlu olunca birçok şey yansıdı fotoğraf karelerimize.</p>
<p>Birçok yeni arkadaş ile tanışıp, birlikte yol aldık. Birçok noktaya birlikte baktık fakat farklı anlamlar çıkarttık. Güzel bir gezi oldu. Çekmiş olduğum fotoğrafları aşağıda sizlerle paylaşıyorum ama daha fazlasına ve daha güzellerine ulaşmak isterseniz..dahası gezenbilir.com&#8217;un <a href="http://www.gezenbilir.com/index.php?topic=35837.0" target="_blank"><span style="font-size: 9pt;"><strong>&#8220;Sayıların Peşinde&#8221;</strong></span></a> sayfalarında&#8230; iyi seyirler..</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img405.imageshack.us/img405/4449/beyoglutaksimfotosafaria.jpg" alt="" width="400" height="600" /></p>
<p><span id="more-475"></span><img class="aligncenter" src="http://img405.imageshack.us/img405/9122/beyoglutaksimfotosafariw.jpg" alt="" width="400" height="266" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img401.imageshack.us/img401/6703/beyoglutaksimfotosafarij.jpg" alt="" width="400" height="267" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img219.imageshack.us/img219/7698/beyoglutaksimfotosafario.jpg" alt="" width="400" height="267" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img268.imageshack.us/img268/6605/beyoglutaksimfotosafarii.jpg" alt="" width="400" height="267" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img216.imageshack.us/img216/6773/beyoglutaksimfotosafariv.jpg" alt="" width="400" height="600" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img405.imageshack.us/img405/8678/beyoglutaksimfotosafarie.jpg" alt="" width="400" height="600" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img268.imageshack.us/img268/4317/beyoglutaksimfotosafarip.jpg" alt="" width="400" height="600" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img219.imageshack.us/img219/8678/beyoglutaksimfotosafarie.jpg" alt="" width="400" height="267" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img405.imageshack.us/img405/963/beyoglutaksimfotosafari.jpg" alt="" width="400" height="267" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img268.imageshack.us/img268/963/beyoglutaksimfotosafari.jpg" alt="" width="400" height="600" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img401.imageshack.us/img401/952/beyoglutaksimfotosafaril.jpg" alt="" width="400" height="600" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img401.imageshack.us/img401/963/beyoglutaksimfotosafari.jpg" alt="" width="400" height="267" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img252.imageshack.us/img252/963/beyoglutaksimfotosafari.jpg" alt="" width="400" height="267" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img200.imageshack.us/img200/963/beyoglutaksimfotosafari.jpg" alt="" width="400" height="600" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img219.imageshack.us/img219/3668/beyoglutaksimfotosafaris.jpg" alt="" width="400" height="600" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img401.imageshack.us/img401/9122/beyoglutaksimfotosafariw.jpg" alt="" width="400" height="600" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img219.imageshack.us/img219/963/beyoglutaksimfotosafari.jpg" alt="" width="400" height="600" /></p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img252.imageshack.us/img252/6605/beyoglutaksimfotosafarii.jpg" alt="" width="400" height="600" /></p>
<p>Sanırım günün özeti en güzel ancak böyle anlatılabilirdi&#8230; Teşekkürler Tuğberk. (:</p>
<p>Grup fotoğraflarımız;</p>
<p style="text-align: center;"><a rel="http://www.gezenbilir.com/galeri/albums/userpics/14268/_DSC1612.jpg" href="http://www.gezenbilir.com/galeri/albums/userpics/14268/_DSC1612.jpg" target="_blank"><img class="aligncenter" src="http://www.gezenbilir.com/galeri/albums/userpics/14268/_DSC1612.jpg" alt="" width="400" height="265" /></a></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.gezenbilir.com/galeri/albums/userpics/14268/_DSC1691.jpg" alt="" width="400" height="265" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.gezenbilir.com/galeri/albums/userpics/14268/_DSC1764.jpg" alt="" width="397" height="263" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.gezenbilir.com/galeri/albums/userpics/14268/_DSC1832.jpg" alt="" width="400" height="265" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.pirasoglu.com/beyoglu-taksim-fotosafari.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uykusuz bir gecenin ardından</title>
		<link>http://blog.pirasoglu.com/uykusuz-bir-gecenin-ardindan.html</link>
		<comments>http://blog.pirasoglu.com/uykusuz-bir-gecenin-ardindan.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 21 Aug 2009 14:37:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Anna Chicherova]]></category>
		<category><![CDATA[Ariane Friedrich]]></category>
		<category><![CDATA[Blanka Vlašić]]></category>
		<category><![CDATA[Es-Es]]></category>
		<category><![CDATA[Es-Es Dizisi]]></category>
		<category><![CDATA[Uykusuzluk]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek Atlama]]></category>
		<category><![CDATA[Yüksek Atlama Dünya Şampiyonası Berlin]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.pirasoglu.com/?p=470</guid>
		<description><![CDATA[Dün gece eve geldiğimde saat 01:00 olmuştı. Biraz bilgisayar başında oyalandıktan sonra uykum gelmemiş olsada saatin 02.00 olduğunu görünce, sahura kalkana kadar iki saat uyumaya niyetlendim fakat yatağımın içindeki tüm çabama rağmen bu isteğimi gerçekleştiremedim ve oyalanmak için televizyonu açtım. ATV&#8217;de yeni başlayan bir dizinin tekrarı vardı. Fragmanlarından ilgimi çeken bir diziydi &#8220;Es-Es&#8221;, sanırım Eskişehir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dün gece eve geldiğimde saat 01:00 olmuştı. Biraz bilgisayar başında oyalandıktan sonra uykum gelmemiş olsada saatin 02.00 olduğunu görünce, sahura kalkana kadar iki saat uyumaya niyetlendim fakat yatağımın içindeki tüm çabama rağmen bu isteğimi gerçekleştiremedim ve oyalanmak için televizyonu açtım. ATV&#8217;de yeni başlayan bir dizinin tekrarı vardı. Fragmanlarından ilgimi çeken bir diziydi &#8220;Es-Es&#8221;, sanırım Eskişehir günlerim aklıma geldi. Fakat birkaç gün önce dizinin ilk bölümü yayınlandığında misafirim olduğu için ancak göz ucuyla bakabilmiştim.  Eksik kalan sahneleri tamamladığımda ise saat 03.00&#8242;ü bulmuştu. Dizi bir gençlik dizisi. Ana karakter olan Ulaş, doğduğu ve büyüdüğü kötü ortamda kurtulmak ister. Fakat her zaman iyiler olduğu kadar bu yolda kötülerde vardır ve başlar macera. Atv&#8217;deki sayfasında aşağıdaki yazıya yer verilmiş.</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img16.imageshack.us/img16/5070/eseskampus2252c.jpg" alt="" width="436" height="170" /></p>
<blockquote><p>Kimileri şanslı doğar!<br />
Lüks bir semtte yaşar, iyi okullarda okur, kolay iş bulur, en güzel kızı kapar, babası ona en iyi arabayı alır. Hayat kolaydır onun için.</p>
<p>Kimileri de şanssız doğar!<br />
Yoksul bir mahallede yaşar, iyi okullarda okuyamaz, iş bulamaz. Doğduğu gün kaderi çizilmiştir, zor bir hayatın içine düşer… Dener, çabalar ama çoğu zaman başaramaz, tutunamaz. Bir şekilde suça bulaşıp sabıkalı olma dışında başka bir alternatifi olmaz hayatta..</p>
<p>Ama başka ne yapabilir ki? Yaşadıkları onların tercihi değildir, pisliğin içine doğmuşlardır sonuçta. Etiketi yapıştırmak kolaydır;</p>
<p>Sokak serserisi. Mahalle delikanlısı…</p>
<p>Aynı Uras gibi…</p>
<p>Geçmiş günahların gölgesi uzun olurmuş. Ne geçmişi peşini bırakacaktır ne de ona sokak serserisi gözüyle bakanların zulmünden kurtulacaktır Uras&#8230; Ama kaderine ters gidecektir… Yeni arkadaşları, yeni ortamı, yeni şehir aracılığıyla hayatını değiştirmeye, düzeltmeye, içine doğduğu çukurun pisliğinden kurtulmaya çalışacaktır…</p>
<p>Bazılarımız o gence, el uzatmak, bir ışık olup önünü aydınlatmak,  kaderini değiştirmek isteriz. Bir sokak serserisinin kendisine uzatılan eli tutması ve ışığa doğru ilerlemesinin hikayesi ES-ES.</p>
<p>Uras yeni umutların şehrine yol alacaktır. Eskişehir (namıdiğer  ES-ES)’e Onun için bütün bu olanlar yeniden doğmaktır. Hele bir de aşık olduğu zaman…</p></blockquote>
<p>Gençlik dizileri hep hoşuma gitmiştir. Fakat bu dizi kadrosu ve konusu ile farklı ve daha bir çekici geldi. Tabii bunda dizinin ileriki bölümlerinin Eskişehir&#8217;de çekilecek olmasınında büyük etkisi var.</p>
<p><span id="more-470"></span></p>
<p><img class="alignright" src="http://img256.imageshack.us/img256/192/blankavlasic.jpg" alt="" width="242" height="323" />Neyse dizinin sonuna doğru izlediğim kısımları tekrar izlememek için kanallar arasında dolaşmaya başlayınca bu seferde TRT3&#8242;de 12. Dünya Atletizm Şampiyonası&#8217;nın tekrar bölümüne denk geldim ve izlemeye başladım. Şansımada programdaki yarışma &#8220;Bayanlar Yüksek Atlama Finalleri&#8221;ydi. <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Y%C3%BCksek_atlama" target="_blank">Yüksek atlam</a>a atlezim branşları arasında bana hep sıradışı gelmiştir çünkü hiçbir araç kullanmadan, çoğu zaman boyunuzu aşan yükseklikleri aşmanız, iki dik sehpanın arasındaki çıtanın üzerinden atlalanız gerekmektedir. İzlemeye başladığım sırada henüz 2.02 mt&#8217;ler deneniyor ve üç finalistde birinci haklarını kullanıyorlardı. Önce Rus atlet <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Anna_Chicherova" target="_blank">Anna Chicherova</a> 2.02&#8242;yi ilk hakkında geçti sonra Hırvat atlet <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Blanka_Vla%C5%A1i%C4%87" target="_blank">Blanka Vlašić</a>, en son olarakta son denemesinde Alman atlet <a href="http://en.wikipedia.org/wiki/Ariane_Friedrich" target="_blank">Ariane Friedrich</a> geçti. Sıra 2.04 mt&#8217;di. Final gittikçe heyecanlı hale geliyordu. İlk denemelerde kimse bu yüksekliği geçemedi ve ikinci denemelere başlandı. Bu denemelerde sadece eski Dünya Şampiyonu Vlašić 2.04&#8242;ü geçebildi ve son haklar kullanılmaya başlandı. Son demesinde de Rus Chicherova başarılı olamayınca ve bu durumda 2.02&#8242;yi ilk denemesinde geçtiiği için gümüş madalyaya hak kazanıyor olması sebebi ile üçüncü denemesini yapan Alman Friedrich 2.04&#8242;ü pas geçerek 2.06&#8242;yı atlamaya çalıştı fakat başarılı olamayınca Hırvat atlet Blanka Vlašić Dünya Şampiyonluğunu birkez daha ilan etmiş oldu. Gerçekten çok heyecanlı bir final oldu. Fakat heyecan bitmemişti. Vlašić&#8217;in bir hakkı daha bulunuyordu ve Bulgar atlet Stefka Kostadinowa ait olan 2.09&#8242;luk Dünya rekorunu kırabilmek için yüksekliğin 2.10mt&#8217;ye yükseltilmesini istedi. Bu yüksekliği ne yazık ki geçemedi ve 2.04&#8242;lük derecesi ile birkez daha Dünya Şampiyonu oldu.</p>
<p>Yarışmanın sonunda en çok ilgimi çeken ise <a href="http://www.blanka-vlasic.hr/about-en.php" target="_blank">Blanka Vlašić</a>&#8216;in biirincilik mutluluğunu yaşarken yaptığı dans hareketleri oldu. Bu dansa ait bir örneği <a href="http://www.youtube.com/watch?v=7o_BwX2BkQ8">youtube</a>&#8216;ta buldum, sizlerle paylaşıyorum.</p>
<p><object width="400" height="344" data="http://www.youtube.com/v/7o_BwX2BkQ8&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;" type="application/x-shockwave-flash"><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowscriptaccess" value="always" /><param name="src" value="http://www.youtube.com/v/7o_BwX2BkQ8&amp;hl=en&amp;fs=1&amp;" /><param name="allowfullscreen" value="true" /></object></p>
<p>Split doğumlu Vlašić hakkında bugün biraz araştırma yaptığımda <a href="http://www.blanka-vlasic.hr/index-en.php">web sitesine</a> ulaştım. Ailece sporcu olan Vlašić&#8217;in spor fotoğraflarının dışında vermiş olduğu güzel <a href="http://www.blanka-vlasic.hr/photogallery-en.php">poz</a>larda bir hayli ilgi çekici.  Geçen sene Split&#8217;e gittiğimden beri Hırvatlara olan ilgim pek bir arttı. Gerçekten Akdeniz kültürünü iyi yansıtan, sıcak kanlı insanlar.</p>
<p>Yarışmanın bittiğinde ise saat 03.00 olmuş ve benim artık uykum gelmişti. Televizyonu kapadığım gibi uyumaya başladım fakat bu seferde annem sahur vakti geldiği için uykumun en tatlı yerinde uyandırdı. Yapılacak birşey yok bugünü uykusuz geçireceğiz belli&#8230;</p>
<p>Neyse şu ana kadar herşey yolunda gitti. İftara ne kaldı ki (:</p>
<p>Herkeze hayırlı ramazanlar dilerim..</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.pirasoglu.com/uykusuz-bir-gecenin-ardindan.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2. Geleneksel Gezenbilir Doğa Sporları Festivali</title>
		<link>http://blog.pirasoglu.com/2-geleneksel-gezenbilir-doga-sporlari-festivali.html</link>
		<comments>http://blog.pirasoglu.com/2-geleneksel-gezenbilir-doga-sporlari-festivali.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Jun 2009 13:01:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Günlük]]></category>
		<category><![CDATA[Oyun]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Yarışma]]></category>
		<category><![CDATA[ATV safari]]></category>
		<category><![CDATA[Bisiklet]]></category>
		<category><![CDATA[fotoğraf gezileri]]></category>
		<category><![CDATA[geocaching ve gps navigasyon oyunları]]></category>
		<category><![CDATA[kano]]></category>
		<category><![CDATA[Offroad oyunları parkuru]]></category>
		<category><![CDATA[paintball]]></category>
		<category><![CDATA[tırmanış duvarı]]></category>
		<category><![CDATA[trekking]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.pirasoglu.com/?p=459</guid>
		<description><![CDATA[19-21 Haziran 2009 tarihlerinde Düzce ilinde Topuk Yaylası&#8217;nda bulunan gölet etrafında artık gelenekselleşen 2. Geleneksek Gezenbilir Doğa Sporları Festivali yapılacak. Festival etkinlikleri olarak; Offroad oyunları parkuru, tırmanış duvarı, geocaching ve gps navigasyon oyunları, ATV safari, paintball, kano, fotoğraf gezileri, trekking, bisiklet ve daha bir çok doğa aktivitesi, çeşitli gösteriler planlanmakta. Topuk Yaylası Göleti, Düzce şehir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="alignnone" src="http://img229.imageshack.us/img229/5583/festivalafis.jpg" alt="" width="323" height="457" /></p>
<p style="text-align: justify;">19-21 Haziran 2009 tarihlerinde Düzce ilinde Topuk Yaylası&#8217;nda bulunan gölet etrafında artık gelenekselleşen 2. Geleneksek Gezenbilir Doğa Sporları Festivali yapılacak.</p>
<p style="text-align: justify;">Festival etkinlikleri olarak; Offroad oyunları parkuru, tırmanış duvarı, geocaching ve gps navigasyon oyunları, ATV safari, paintball, kano, fotoğraf gezileri, trekking, bisiklet ve daha bir çok doğa aktivitesi, çeşitli gösteriler planlanmakta.</p>
<p style="text-align: justify;">Topuk Yaylası Göleti, Düzce şehir merkezine 30 km. uzaklıkta, Bolu Dağları ile Abant Gölü arasında, denizden 1285 m. yükseklikte bulunmakta.</p>
<p style="text-align: justify;">Festival ile ilgili tüm bilgilere <a href="http://www.gezenbilir.com">gezenbilir.com</a>&#8216;un ilgili <a href="http://www.gezenbilir.com/index.php?topic=34136">etkinlik sayfası</a>ndan ulaşabilirsiniz. Burada festival alanına nasıl ulaşacağınız hakkında bir haritada mevcut.</p>
<p style="text-align: center;"><object width="420" height="339"><param name="movie" value="http://www.dailymotion.com/swf/x9m4rv" /><param name="allowFullScreen" value="true" /><param name="allowScriptAccess" value="always" /><embed src="http://www.dailymotion.com/swf/x9m4rv" type="application/x-shockwave-flash" width="400" height="320" allowFullScreen="true" allowScriptAccess="always"></embed></object></p>
<p style="text-align: justify;"><a href="http://www.gezenbilir.com">Gezenbilir.com</a> bu festival için çok iyi hazırlanmış durumda ve tüm doğa tutkunlarını misafir edecek olmaktan acayip heyecan ve mutluluk duyuyor.</p>
<p style="text-align: justify;">Bence bu etkinliği kaçırmayın ve bu hafta sonu şehirden uzaklaşmanın keyfini çıkarın.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.pirasoglu.com/2-geleneksel-gezenbilir-doga-sporlari-festivali.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlk geocaching kutumu Burgazada&#8217;ya sakladım</title>
		<link>http://blog.pirasoglu.com/ilk-geocaching-kutumu-burgazadaya-sakladim.html</link>
		<comments>http://blog.pirasoglu.com/ilk-geocaching-kutumu-burgazadaya-sakladim.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Jun 2009 21:50:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[adalar]]></category>
		<category><![CDATA[burgazada]]></category>
		<category><![CDATA[geocaching]]></category>
		<category><![CDATA[Geocaching Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Gezenbilir]]></category>
		<category><![CDATA[GPS]]></category>
		<category><![CDATA[hazine avı]]></category>
		<category><![CDATA[heybeliada]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.pirasoglu.com/?p=426</guid>
		<description><![CDATA[Adalar her zaman huzur vermiştir bana.  Vapur yada motora bindiniz mi bir saat içinde prens adalarından herhangi birisine kendinizi atabilmeniz çok güzel. Hangisine gideceğiniz ise sizin tercihinize kalmış. Ben en çok Burgaz adayı seviyorum. Her zaman sessiz, sakin ve dingin geliyor bana. Kimi zaman sırf gecesini seyretmek için orada yaşayan arkadaşımın yanında kalıyorum. Çünkü gündüzü [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><a href="http://maharshi.deviantart.com/art/Burgaz-Island-Panorama-125259616"><img class="aligncenter" src="http://img196.imageshack.us/img196/3665/burgazadapanorama.jpg" alt="" width="450" height="110" /></a></p>
<p style="text-align: justify;">Adalar her zaman huzur vermiştir bana.  Vapur yada motora bindiniz mi bir saat içinde prens adalarından herhangi birisine kendinizi atabilmeniz çok güzel. Hangisine gideceğiniz ise sizin tercihinize kalmış. Ben en çok Burgaz adayı seviyorum. Her zaman sessiz, sakin ve dingin geliyor bana. Kimi zaman sırf gecesini seyretmek için orada yaşayan arkadaşımın yanında kalıyorum. Çünkü gündüzü başka, gecesi başka güzel adanın. Ama genelde adada kalmak yerine bisikletim ile günlük turlar yapıyorum. Adaya indim mi ilk işim bir markete uğramak oluyor. Sıvı ve yiyecek takviyesi yaptıktan sonra adanın sol sırtında tırmanmaya başlıyorum.  2003 Ekim ayına kadar büyük bir ormana sahip olan Burgazada, 2003&#8242;teki yangın sonrası 40 hektarlık ormanını kaptırmış insanlık düşmanlarına ve kendini hala toparlayamamış. Kısa süreli yapılan ağaçlandırma çalışmaları işe yaramamış olacak ki, hala yangının çıktığı bölümün boşluğu, otlarla kaplanmışlığı sırıtıyor insanın gözünüze. En tepeye çıktığınızda ise seyrekte olsa çam ağaçları ve çimler karşılıyor sizi. Burası piknik yapmak için çok uygun aslında ama merkezden uzak ve yorucu bir yolu olduğu için pek tercih edilmiyor. İyikide tercih edilmiyor, çünkü insanımızın yiyip içtikten sonra sanki tekrar geri gelmeyecekmiş gibi artıklarını doğaya ve insana saygısızca doğaya bıraktıklarını görmek, bilmek bu şekilde düşünmeye itiyor insanı. Hani derler ya &#8220;nerde çokluk, orda bokluk&#8221;, gerçektende öyle, kimse kusura bakmasın. Burada, manzara eşliğinde gıda takviyesi yaptıktan sonra adanın arka tarafından salıyorum bisikletimi rüzgara karşı. Rüzgarın kulaklarımdaki uğultusunu, ormandaki çamların kokusunu hissederek aşağıya doğru hızlı bir iniş yapmak mutlu ediyor beni. Bunu çoğu kez gittiğimde birkaç kere tekrarlıyorum. Adanın arka tarafının yangında hasar görmemiş olması sevindirici. Burada sıklıkla kızıl çam ağaçları bulunuyor.</p>
<p style="text-align: center;"><span id="more-426"></span><img class="aligncenter" src="http://img196.imageshack.us/img196/3487/heybeliada.jpg" alt="" width="439" height="312" /></p>
<p style="text-align: justify;">Bu haftasonuda canım adalara gitmek istedim. Ama bu sefer adaya gidişimin farklı bir amacım vardı. Geocaching kutumu saklamak. Bir değişiklik olsun istedim ve uzun zamandır gitmediğim bir adaya, Heybeliada&#8217;ya gittim. Heybeliada&#8217;ya indiğimde adanın sol tarafından tırmanmaya başladım. Bir süre sonra beni mangalların yakıldığı, buram buram et kokularının etrafa yayıldığı, insanların voleybol, futbol oynadığı, bağrışmanın hiç bitmediği mesire yeri karşılıyor. Turu tamamladığımda anlıyorum Heybeliada gerçekten mesire yeri bakımından oldukça zengin çünkü bu gördüğüm manzaralar birkaç kez karşıma çıkıyor. Ada turum sonrasında Heybeliada&#8217;da Geocaching kutumu saklayacak bir yer bulamıyor ve Burgazada&#8217;ya geçmeye karar veriyorum. Şansıma 20 dakika sonra bir vapur var.  Burgazada bu sefer kalabalık geliyor gözüme, alışmışım sakinliğine ama anlıyorum ki aradığım sakinlik benim her zamanki rootamda beni bekliyor. Kafamda kutumu saklayacağım yeri daha önce kurduğum için hemen oraya doğru yol alıyoruım. Burası gerçekten beni benden alıyor çünkü buradaki kayalara oturduğumda karşımda Yalova kıyıları, deniz, Yassı ada ve mevsimine göre denizdeki tekneler oluyor yalnızca.. Hiçbir beton yığını yok, sanki akdeniz kıyılarında bir koya yukarıdan bakar gibi hissediyorum kendimi, heleki rüzgarda lodostan esiyorsa deymeyin keyfine.</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img196.imageshack.us/img196/5931/burgazada1.jpg" alt="" width="439" height="312" /></p>
<p>Hemen burada bir yer buluyorum ve ilk Geocaching Kutumu saklıyorum.</p>
<p><img class="aligncenter" src="http://img25.imageshack.us/img25/5354/burgazada2.jpg" alt="" width="439" height="312" /><img class="aligncenter" src="http://img25.imageshack.us/img25/4581/burgazada3.jpg" alt="" width="439" height="312" /><img class="aligncenter" src="http://img25.imageshack.us/img25/632/burgazada4.jpg" alt="" width="439" height="312" /><img class="aligncenter" src="http://img25.imageshack.us/img25/465/burgazada5.jpg" alt="" width="439" height="312" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Saklamış olduğum Geocaching Kutum ile ilgili bilgiler;</strong></span></p>
<p>Saklandığı tarih: 06.06.2009 &#8211; Saat 16.34<br />
Latitude:     40°52.481°  N<br />
Longitude:  029°03.786  E<br />
Saklandığı yer: Burgazada/İstanbul<br />
Kutu tipi: Normal kutu<br />
Kutunun boyutu: Ortaboy kutu<br />
Yükseklik (metre):  75<br />
<span style="color: #ff0000;">*Önemli not: Lütfen yanınızda kalem bulundurun, lakin ben unutmuşum kutumun içine kalem koymayı (:</span></p>
<p>Evet, &#8220;tamam iyi güzelde bu geocaching nedir?&#8221; dediğinizi duyar gibiyim. Anlatayım&#8230;</p>
<p style="text-align: justify;"><em><span style="color: #ff0000;"><strong>Geocaching (Hazine Avı); </strong></span>Katılımcıların, <strong>GPS (Global Positioning System)</strong> kullanarak <strong>&#8216;hazine&#8217;yi</strong> yani kutuyu saklama ve bulmalarından oluşan bir açık hava oyunudur. Yürüyüş ve trekking içerdiği için bir çeşit doğa sporu olarak da tanımlanabilir. Basit olarak &#8216;Hazine&#8217; yani kutu su geçirmeyen plastik bir kaptır. İçinde log defteri, kalem ve bulacak kişiye hoşluk olması açısından isteğe bağlı olarak küçük hediye barındırmaktadır. Hediyeler sizin hayal gücünüze göre değişiklilik gösterecektir.</em></p>
<p style="text-align: justify;"><em>Geocaching ile ilgili olarak aşağıdaki sayfalardan daha detaylı bilgi edinebilirsiniz.</em></p>
<p><em><a href="http://www.geocachingturkiye.com" target="_blank">Geocaching Türkiye</a><br />
<a href="http://www.gezenbilir.com/index.php?board=38.0">Gezenbilir</a></em></p>
<p><em>Sizde yukarıdaki sitelerdeki yönergelere uyarak yeni kutular hazırlayabilirsiniz. Bunun için bir GPS aletine sahip olmanız yeterli.</em></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kutuyu bulduktan sonra yapmanız gerekenler;</strong></span></p>
<p>1- Kutunun içindeki hediyeyi alın, yerine yanınızda getirmiş olduğunuz bir sonraki geocaching oyuncusuna bırakacak olduğunuz hediyeyi koyun.<br />
2- Log defterine hazineye ulaştığınız saati, tarihi ve düşüncelerinizi yazın.(İlk deneyimim olduğu için kutunun içine kalem koymayı unutmuşum, bu sebeple yanınızda mutlaka kalem bulundurun.)<br />
3- Kutuyu bulduğunuz yere aynı şekilde saklayın.<br />
4- Eve geldiğinizde, bilgisayarınıza ulaştığınızda lütfen tarafıma kutuyu bulduğunuza dair bilgi verin.</p>
<p>Kutumu sakladıktan sonra dönüş vakti geliyor ve saat 17.40 vapuru ile İstanbul&#8217;a geri dönüş yapıyorum. Bakalım ilk olarak kutumu kim bulacak.</p>
<p>Rastgele&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.pirasoglu.com/ilk-geocaching-kutumu-burgazadaya-sakladim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Olimpos-Karaöz arası Likya Yolu Yürüyüşü</title>
		<link>http://blog.pirasoglu.com/olimpos-karaoz-arasi-likya-yolu-yuruyusu.html</link>
		<comments>http://blog.pirasoglu.com/olimpos-karaoz-arasi-likya-yolu-yuruyusu.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Jun 2009 09:04:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Gezi]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>
		<category><![CDATA[Adrasan]]></category>
		<category><![CDATA[Adrasan-Gelidonya Feneri]]></category>
		<category><![CDATA[Adrasan-Karaöz]]></category>
		<category><![CDATA[Chimera]]></category>
		<category><![CDATA[Gelidonya Feneri]]></category>
		<category><![CDATA[Karaöz]]></category>
		<category><![CDATA[likya]]></category>
		<category><![CDATA[Likya Yolu]]></category>
		<category><![CDATA[likya yolu yürüyüşü]]></category>
		<category><![CDATA[lycian way]]></category>
		<category><![CDATA[olimpos]]></category>
		<category><![CDATA[Olimpos-Adrasan]]></category>
		<category><![CDATA[Olympos]]></category>
		<category><![CDATA[Yanartaş]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://blog.pirasoglu.com/?p=418</guid>
		<description><![CDATA[15 &#8211; 16 Mayıs 2009 17 -24 Mayıs tarihleri arasında Olimpos &#8211; Kaş arasını yürümek düşüncesiyle Cuma günü uçak ile Antalya&#8217;ya gittim. Havaalanında çok sevdiğim, kardeşim bildiğim Gülhan&#8217;ım karşıladı beni ve Cuma gecesini birlikte geçirmek için evine geçtik. Cumartesi sabahı yürüyüş arkadaşımla tanışmak için Gülhan&#8217;ın yanından ayrıldım ve Olimpos&#8217;a doğru yola koyuldum. Olimpos&#8217;a gitmek için [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong><span style="color: #ff0000;">15 &#8211; 16 Mayıs 2009</span></strong></p>
<p>17 -24 Mayıs tarihleri arasında Olimpos &#8211; Kaş arasını yürümek düşüncesiyle Cuma günü uçak ile Antalya&#8217;ya gittim. Havaalanında çok sevdiğim, kardeşim bildiğim Gülhan&#8217;ım karşıladı beni ve Cuma gecesini birlikte geçirmek için evine geçtik. Cumartesi sabahı yürüyüş arkadaşımla tanışmak için Gülhan&#8217;ın yanından ayrıldım ve Olimpos&#8217;a doğru yola koyuldum. Olimpos&#8217;a gitmek için Antalya İlçeler Terminalinden Kumluca&#8217;ya giden minibüslere binmek, Olimpos sapağında inmek ve burada bekleyen minibüsler ile Olimpos&#8217;a gitmek gerekiyor. Saat 15.00 gibi geceyi geçireceğimiz pansiyonda yürüyüşümüzü gerçekleştireceğim arkadaşım Bora ile tanışıyoruz ve vakit kaybetmeden üzerimizi değişip Olimpos&#8217;a doğru yol koyuluyoruz. Düşüncemiz yürüyüşümüze başlamadan önce Çıralı&#8217;yı ve Yanartaşı görmek. Pansiyonumuz  plaja 3 km uzaklıkta, bu yolu hızla yürüyüp Olimpos Antik kentine müze kartlarımızı göstererek giriş yapıyoruz. Birkaç fotoğraf çektikten sonra vakit kaybetmeden kendimizi eşsiz güzellikteki Olimpos sahiline atıyoruz. Sahil kalabalık, yorulmuşuz, ilk işimiz hemen kendimizi Olimpos&#8217;un serin sularına atmak oluyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img15.imageshack.us/img15/4954/olimposantikkenti.jpg" alt="Olimpos Antik Kenti" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img15.imageshack.us/img15/3752/olimposantikkenti2.jpg" alt="Olimpos Antik Kenti" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img15.imageshack.us/img15/8329/olimposantikkenti3.jpg" alt="Kaptan Eudomos Lahti" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img15.imageshack.us/img15/4763/olimpossahili.jpg" alt="Olimpos Sahili" /></p>
<p><span id="more-418"></span>Olimpos sahilinde biraz vakit geçirdikten sonra akşam geç saate kalmamak için hızla Yanartaş&#8217;a d0ğru hareket ediyoruz. Yaklaşık 1,5 saatlik bir yürüyüş sonrasında Yanartaş&#8217;a ulaşıyoruz. Bizim ulaştığımız yerin 2.Yanartaş&#8217;ın olduğunu bu yazıyı yazarken araştırdığım kaynaklardan öğreniyorum.   1.Yanartaş&#8217;a da ulaşmak mümkünmüş fakat sarp yamaçlardan tırmanarak çıkmak gerekiyormuş. Biz bu durumdan hem habersiz olduğumuz için hemde zamanımız dar olduğu için güzel manzara eşliğinde biraz dinlenip, birkaç fotoğraf çekip geri dönüş yoluna koyuluyoruz.  Yanartaş deniz seviyesinden epey yüksekte, bu nedenle aşağıda gördüğünüz tabeladan intibaren basamaklı yoldan yukarıya doğru epey bir yükselmek gerekiyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img191.imageshack.us/img191/8831/yanartastabela.jpg" alt="Yanartaş" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img191.imageshack.us/img191/8849/yanartasantik.jpg" alt="Yanartaş" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img191.imageshack.us/img191/8596/yanartas.jpg" alt="Yanartaş" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img191.imageshack.us/img191/6962/chimera.jpg" alt="Yanartaş" /></p>
<p>Yanartaş&#8217;tan ayrıldıktan sonra 21.00 gibi pansiyonumuza ulaşıyoruz. Yemek ve güzel bir duştan sonra Bora yorgun olduğu ve bizi yarın uzun bir yolun beklediğini düşündüğü için yatıyor. Bense &#8220;buraya kadar gelmişim, hazır bir festivalde var eğlenceyi kaçırırmıyım&#8221; diyerekten pansiyondaki diğer arkadaşlarıma dahil oluyorum ve güzel, eğlenceli ve bol alkollü bir gece geçiyorum.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">17 Mayıs 2009 &#8211; Pazar</span><br />
Olimpos &#8211; Adrasan (16 Km)<br />
</strong></p>
<p style="text-align: center;"><a href="http://maharshi.deviantart.com/art/Olympos-Panorama-125142154"><img class="aligncenter" src="http://img200.imageshack.us/img200/2977/olimpospanaroma.jpg" alt="Olimpos Panorama" /></a></p>
<p>Sabah 5.30 gibi kalkıp 6&#8242;da yola koyuluyoruz. İstikamet Olimpos, 3 km&#8217;lik bir yürüyüşten sonra Olimpos&#8217;a geliyoruz. Sahilde birkaç fotoğraf çektikten sonra Likya Yolu&#8217;nun Olimpos-Adrasan etabının nereden başladığını bulmaya çalışıyoruz fakat etrafta bir yönlendirme göremediğimiz için aranmaya devam ediyoruz. Neyse ki imdadımıza dükkanını yeni açmakta olan bir esnaf yetişiyor ve nereden başlayacağımızı bize gösteriyor. Etaba başlamak için; Olimpos&#8217;un girişinden devam ettiğinizde sağ tarafta tellerle çevrilmiş alanın bitiminden sağa  dönmeniz, dere üzerinden karşı taraf geçmeniz ve yukarı taraftaki kaya mezarının olduğu yere çıkmanız gerekiyor. İşaretlerde zaten bu kaya mezarının arka tarafından başlıyor. Genelde yol 1-2 mt ara ile  kayaların üzerine kırmızı beyaz olarak işaretlenmiş durumda. Bizim yürüyüşe başladığımız tarihlere yakın yol işaretleri yenilenmiş olacak ki tüm işaretler göze çok canlı gözüküyorlardı. Özellikle Adrasan &#8211; Karaöz arasında  heyelan sonrası işaretler ve yollar tekrardan yenilenmiş.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img200.imageshack.us/img200/6088/olimposvadisi.jpg" alt="Olimpos Panorama" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;">(Olimpos başlangıcı / GPS Koodinatları &#8211; 36°23&#8217;31.40&#8243;K / 30°28&#8217;19.90&#8243;E)</span> Saat 09.00 itibari ile Olimpos &#8211; Adrasan etabımıza başlamış bulunuyoruz. Etap patika şeklinde devam ediyor ve yayla mevkiine kadar hep yukarı doğru tırmanıyoruz. Yayla mevkiine gelmeden öğlen yemeği molası veriyoruz ve zaman kaybetmemek için öğlen yemeğini barbunya pilaki ile geciştiriyoruz. Yanında tatlı olarakta kuru kayısılarımızı götürüyoruz.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img195.imageshack.us/img195/7566/olimposadrasanarasi1.jpg" alt="Olimpos - Adrasan arası Likya Yolu" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img195.imageshack.us/img195/9002/olimposadrasanarasi2.jpg" alt="Olimpos - Adrasan arası Likya Yolu" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img195.imageshack.us/img195/5877/olimposadrasanarasi3.jpg" alt="Öğle yemeği arası" /></p>
<p>Yemeğimizi yedikten sonra tekrar yola koyuluyoruz. Yaylaya varmadan kulağımıza motorlu testere sesleri gelmeye, orman seyrekleşmeye başlıyor ve dozerlerin açtığı yola varıyoruz. Burası geçen seneki orman yargınından sonra özel bir işletmeye verilmiş. Yanan ağaçları kesip, istifliyorlar. Sonunda yaylaya ulaşıyoruz <span style="color: #ff0000;">(Gps koordinatları;  36°21&#8217;43.20&#8243;K -  30°28&#8217;21.76&#8243;E)</span>. Burada su bulabilir miyiz diye orada çalışanlara soruyoruz. Bize bir kaynak suyu gösteriyorlar fakat içimize fazla sinmediği için çantalarımızdaki sular ile devam etmeyi tercih ediyoruz. Bundan sonrası sık sık iniş şeklinde yine patika içerisinden devam ediyor. Fakat inişler çıkışlardan fazla zorluyor insanı. Baton kullanmanın faydasını burada görüyorum. Bora&#8217;ya da tura başlamadan önce sıkı sıkıya tembih etmiştim ve batonun faydalarını anlatmaya çalışmıştım fakat biraz hafife alacak olacakki batonsuz geliyor. Etap boyunca yoldan bulduğu kalın bir dal parçasından yardım alıyor. Neyseki yol boyunca sorun yaşamıyoruz. Yalnız her birimizin sırtındaki 20kg&#8217;lık çantalar, yol inişe döndüğünde ayaklarımızı bir hayli hırpalıyor. Adrasan&#8217;a 4-5 km kala sol tarafımızda bir dere beliriyor. Sesini duymak bile insanı mutlu ediyor. Bir süre sonra dere ile aynı seviyeye iniyoruz ve burada mola veriyoruz. Hemen derenin içine girip, ayaklarımızı biraz olsun rahatlatmaya çalışıyoruz. Bora&#8217;nın ayakları pek iyi durumda değil, benimkilerde su topladı, toplayacaklar. Yol seraların içinden devam ediyor. Saat 20.00&#8242;de Adrasan&#8217;a ulaşıyoruz. Olimpos &#8211; Adrasan etabını 11 saat gibi bir süre tamamlamış oluyoruz. Hava kararmak üzere, festival dolayısı ile kumsal çadırlarla dolu. Biz de bir yer belirleyip, çadırlarımızı kuruyoruz. Ben hemen akşam yemeğine başlıyorum. Akşam yemeğimiz ton balıklı makarna. Yemeği yedikten sonra yol yorgunluğu ile çadırlarımıza çekilip hemen yatıyoruz. Fakat gece yüksek müzik sesi nedeniyle pek uykusuz geçiyor. Tam uykuya daldığım bir sırada ise saat çalmaya başlıyor. Saat 05.00 olmuş, kalkma zamanı.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img195.imageshack.us/img195/5808/adrasangundogumu.jpg" alt="Adrasan'a güneş doğuyor..." /></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">18 Mayıs 2009 &#8211; Pazartesi</span><br />
Adrasan &#8211; Gelidonya Feneri &#8211; Karaöz (24 Km)<br />
</strong></p>
<p>Çadırımızı ve eşyalarımızı topladığımızda saat 06.00 oluyor. Yola koyulmadan Bora ile yaptığımız sohbette ayağının iyice kötü olduğunu ve üzerine fazla basamadığını söylüyor. Benimkinde ise şimdilik bir sorun yok. Neyse devam edelim diyor ve Adrasan &#8211; Karaöz etabının başlangıcına doğru yürümeye başlıyoruz. 300-400 mt yürüdükten sonra Bora ayaklarının üzerine basmanın kendisine acı verdiğini ve yürüyüşe daha fazla devam edemeyeceğini söylüyor. Kendisine her ne kadar içten içe beni yalnız bıraktığını düşünerek kızsamda hak veriyorum ve vedalaşıyoruz. Bundan sonra yola tek başıma devam edeceğim.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img195.imageshack.us/img195/554/adrasankaraozyoltabelas.jpg" alt="Adrasan - Karaöz yol tabelası" /></p>
<p>Yol tabelasından itibaren etap 2 km kadar toprak bir yoldan devam etmekte. Bu yol bittiğinde Yeşil bir vadiye çıkıyorsunuz.<span style="color: #ff0000;"> (GPS Koordinatları; 36°16&#8217;59.14&#8243;K /  30°27&#8217;10.51&#8243;E )</span> Burada bir dağ evi, bir çardak ve birde ağaç bir barınak karşılıyor sizi. Burası su ikmali yapacağınız son nokta. Burada güzel bir kahvaltı yapıyor ve sularımı dolduruyorum. Yol patika şeklinde yine çıkış yönünde devam ediyor.  Adrasan koyunu yukarıdan gördüğüm son noktada üşenmeden sırt çantamdan fotoğraf makinamı indiriyor ve bu güzel manzarayıi fotoğraflıyorum. Ayrıca burada bir karar alıyorum. Bundan sonra bu tür aktivitelere ufak bir fotoğraf makinası alıp, onu getireceğim çünkü gerçekten slr makinayı yürüyüş boyunca sırt çantasından çıkarıp sonra yerine koymak çok yorucu oluyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img195.imageshack.us/img195/4157/adrasankoyu.jpg" alt="Adrasan Koyu" /></p>
<p>Markiz dağının sol duvarından devam ediyorum artık, inişli çıkışlı patikalar ve çarşak kayalıklar geçiyorum. Bu arada dün Yanartaş&#8217;ta gördüğüm çifti görüyorum, selamlaşıyoruz ve geçiyorlar beni. Onların sırtları rahat, sadece yiyecek ve içeceğin olduğu bir çanta taşıyorlar sırtlarında. Bense sırtımda 20kg ile cebelleşiyorum. Yoruldum ve acıktım, saatte 12.00 olmuş, öğlen yemeği için manzaralı bir yerde duruyorum. Öğlen yemeğinde yine makarna var ama bu sefer soya fasulyesinden yapılmış et ile deniyorum. Eti biraz geç attığım için tam pişmiyor ama olsun, proteine ve karbonhidrata ihtiyacım var. Üzerine bir de hazır domates çorbası içiyorum ve kendime geliyorum. Bu arada yanıma aldığım 3,5 lt suyun 1,5 lt&#8217;lik kısmı daha Gelidonya Feneri&#8217;ne gelmeden bitiyor.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img195.imageshack.us/img195/740/yemekmolasig.jpg" alt="Öğlen Yemeği Molasi" /></p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img195.imageshack.us/img195/2315/suluada.jpg" alt="Suluada" /></p>
<p>Yola devam ediyorum. Patikalar iyice artık kendini taşlık ve kayalıklara bırakıyor. Burada muhtemel birkaç ayak burkulması atlatıyorum. İyi ki bu aktivite için bilekli bir ayakkabı almışım yoksa gerçekten buraları bileksiz bir ayakkabı ile geçmek benim için tehlikeli olacaktı. Neyse saat 15.45&#8242;de Beş Adalar ve Gelidonya Feneri gözüküyor. Birden bir seviniyorum ki anlatamam ama daha fenere uzun bir iniş yolu var.</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img195.imageshack.us/img195/4008/gelidonyafenerivebesada.jpg" alt="Gelidonya Feneri ve Beş Adalar" /></p>
<p><span style="color: #ff0000;">(GPS Koordinatları;  36°13&#8217;9.66&#8243;K /  30°24&#8217;34.60&#8243;E)</span> 16.30 gibi Gelidonya Feneri&#8217;ne ulaşıyorum fakat bir sorunum var suyum bitmiş durumda sadece 500ml&#8217;lik bir şaşal şişesinin yarısı kadar suyum kalmış. Hal böyle olunca kısa süreli bir telaş yaşıyorum ve burada fazla vakit kaybetmeden Karaöz&#8217;e doğru yola koyuluyorum.  Önümde 8 km yol var. Yürümeye başladığımda yolun patika olduğunu görünce moralim biraz düzeliyor. Bu yol bu şekilde Karaöz&#8217;e kadar devam ediyor. Yol boyunca iki, üç yerde çeşme görüyorum. <span style="color: #ff0000;">(GPS Koordinatları; 1. Çeşme  36°14&#8217;39.34&#8243;K /  30°24&#8217;21.72&#8243;E &#8211; 2. Çeşme  36°15&#8217;31.45&#8243;K /  30°24&#8217;43.17&#8243;E)</span> İlk çeşmeyi gördüğüm yerde su şişelerimi ve midemi tıkabasa dolduruyorum ve suya kelimenin tam anlamıyla doyuyorum. Kendime geldiğimde Gelidonya Feneri&#8217;nde zaman geçirememiş olmam aklıma geliyor ve üzülüyorum. Yol boyunca Likya Yolu&#8217;na devam edip etmeme konusunda kararsız kaldığım için kendime sorular soruyorum. Çünkü bu yolu tek başıma yürümek pek keyif vermiyor artık bana. Karaöz&#8217;e ulaştığımda sahildeki top sahasında oynayan çocuklara ertesi gün Kumluca&#8217;ya nasıl gidebilirim diye soruyorum. Fakat Karaöz yazın canlandığı için iki günde bir belli bir saatte (iki günde bir sabah saat 08.00&#8242;de) minibüs olduğunu öğreniyorum. Artık yarın ola hayrola diyip bir bakkala uğrayıp hem enerji alabileceğim birkaç aburcubur alıyorum hemde Kumluca&#8217;ya ulaşım için çocuklardan aldığım bilgiyi teyid ediyorum. Bakkalında söyledikleri çocukların söylediklerinden farklı değil. Bakkal ayrıca yarın sabahtan yola çıkıp otostop çekebileceğimi, aracı ile geçen birisinin mutlaka yardımcı olacağını söylüyor. Çok yorulmuşum hemen sahile dönüyorum, uygun bir yere hızla çadırımı kurup yatıyorum. Ertesi sabah kalktığımda ne yapsam diye düşünüyorum ve bu düşünceyle Kumluca otogarına kadar gidiyorum. Yolda bakkalın dediği gibi otostop çekiyorum, biri duruyor ve beni arabasına alıyor. Yolda sohbet ediyoruz. Sabah benim gibi birisini Mavikent&#8217;ten Karaöz&#8217;e getirmiş. Türk&#8217;müydü diye soruyorum, evet diyor, çünkü yol boyunca gördüğüm çiftler ya İngilizdi yada Fransız. Kumluca otogarından Antalya&#8217;daki arkadaşım Gülhan&#8217;ı arıyorum. Dinlenmek için en uygunu bu olacak diye düşünüyorum ve Antalya&#8217;ya geçiyorum.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Likya Yolu ile ilgili notlarım;</span></strong></p>
<p>Bir dahaki gelişimde kesinlikle daha az eşya alacağım yanıma çünkü ağır bir çanta taşıma bir süre sonra hem işgenceye dönüşüyor hemde sağlık problemlerine sebep oluyor. Ayrıca etaplar arasında fazladan yedek su alacağım. Bu konuda Adrasan &#8211; Karaöz arasında fazlası ile zorlandım.  Likya yolu işaretlerinin yenilenmesi çok iyi yapılmış bu konuda hiç sıkıntı çekmemiş olmak güzel. Yol boyunca bilekli bir ayakkabıya ve 1 çift batona sahip olmak yürüyüşümü hem kolaylaştırıyor hemde oluşabilecek kaza risklerini azaltıyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Sonuç;</strong></span></p>
<p>Likya yolu yürüyüşümün bu kadar kısa sürmesi beni çok üzüyor ama henüz pes etmiş değilim. Yakın zamanda yalnız yada birileri ile tekrar bu yolu yürüyüyeceğim ve Gelidonya Feneri&#8217;nde mutlaka daha fazla zaman geçireceğim. Kendime söz veriyorum.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://blog.pirasoglu.com/olimpos-karaoz-arasi-likya-yolu-yuruyusu.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>6</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
